Antifosfolipid Sendromu Klinik Belirtileri

Antifosfolipid Sendromu:

Antifosfolipid sendromu (AFS); antifosfolipid antikorlarının varlığında, tekrarlayan damar tıkanıklıkları ve gebelik kayıpları ile seyreden klinik bir tablodur. Antifosfolipid sendromu;

otoimmün bir hastalıktır. Otoimmün hastalıklarda vücut kendi yapıtaşlarını yabancı

olarak algılar ve bağışıklık sistemine ait hücreler ve bu hücrelerin otoantikor olarak adlandırılan ürünleri ile tepki gösterir.

Bu hastalıklardan biri de antifosfolipid sendromu olarak adlandırılan tablodur. Tüm

popülasyonun %2-4’ünde görülür. Antifosfolipid sendromu; SLE gibi başka bir otoimmün

hastalıkla birlikte ise ikincil (sekonder) antifosfolipid sendromu olarak sınıflandırılırken, altta yatan herhangi bir hastalık yoksa birincil (primer) antifosfolipid sendromu olarak sınıflandırılır.

Yaş: Genellikle 20-40 yaş arasında görülür.

Cinsiyet: Çoğunlukla kadın cinsiyet etkilenir.

Belirti ve bulgular:

Antifosfolipid sendromu genellikle herhangi bir bulgu vermez. Ancak özellikle gebelikte bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Başta tekrarlayan gebelik kayıpları (3 veya daha fazla açıklanamayan düşük veya en az bir tane 10. ve daha ileri gebelik haftasında açıklanamayan fetus ölümü) olmak üzere, rahim içi gelişme geriliği, gebelik zehirlenmesi (preeklamsieklamsi), erken doğum gibi durumlara yol açabilir. Antifosfolipid sendromunun bir diğer önemli klinik özelliği, atar veya toplar damarlarda tekrarlayan pıhtılaşmalara yol açmasıdır. Toplar damarlarda pıhtı olusumu, en sık yüzeyel veya derin bacak damarlarında gelişir. Tıkanan toplar damarın bulunduğu tarafta ağrı, basamama, pıhtının gerisinde kanın birikmesinden dolayı diğer bacağa göre belirgin şişlik ve hafif renk değişikliği oluşur. Bazen bu tip tıkanıklıklar, akciğere pıhtı atılması (pulmoner tromboemboli) ile sonuçlanabilir. Atar damar tıkanıklıkları en sık beyin damarlarında gelişir. Bu durum; felç (inme), kısa süreli nörolojik problemler veya uzun dönemde bunama gibi sorunlara yol açabilir. Özellikle genç bir hastada felç gelişiyorsa AFS araştırılmalıdır. Eğer AFS, lupus gibi başka bir hastalıkla birlikte ise eşlik eden hastalığın belirtileri de görülür. Bunlar; halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, cilt ülserleri, böbrek tutulumu, kalp kapak hastalıkları ve bazı kan hücrelerinin sayısında azalma olabilir.

Tanı:

Antifosfolipid sendromunun tanısı; klinik bulguların yanı sıra kanda antifosfolipid antikorlarının varlığı ile konur. Diğer otoantikorlar ve bazen cilt ve böbrek biyopsileri de altta yatan diğer hastalıkların tanısını desteklemek için gerekli olabilir.

Tedavi:

Antifosfolipid sendromunda tedavi; belirti ve bulguları kontrol etmeye yöneliktir. Damar tıkanıklıklarına yönelik olarak aspirin, heparin ve kumadin gibi pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar kullanılır. Gebelerde ise kumadin gibi ilaçlar bebeğe zarar verebileceğinden, tedavide genellikle aspirin ve düşük molekül ağırlıklı heparin içeren iğneler kullanılır. İyi takip edilen gebelerde normal doğum yapma şansı %70 civarında seyretmektedir. Eğer ikincil antifosfolipid sendromu gelişmişse, altta yatan hastalığa yönelik tedaviler uygulanır.


Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz