Aşı Takvimi

Aşılama Takvimi (Çocukluk Çağında):

Günümüzde ölümcül ve sakat bırakan hastalıklardan korumak için en etkin, en güvenli ve en ucuz yöntem aşılamadır. Aşılama ya hastalıklara yakalanma oranını ya da hastalığın şiddetini azaltır. Kızamık, çocuk felci, difteri (kuşpalazi), boğmaca ve verem (tüberküloz), sarılık (hepatit B ve hepatit A), kabakulak, kızamıkcık, su çiçeği ile bazı menenjit ve zatüre hastalıkları aşı ile önlenebilmektedir. Bu hastalıklara bağlı ölüm ve sakatlıkların önlenmesi için her bebeğin uygun şekilde aşılanması gerekmektedir. Türkiye’de kızamık-kabakulak-kızamıkcık, çocuk felci, difteri (kuşpalazî), boğmaca ve verem (tüberküloz), sarılık (hepatit B) aşılarını Sağlık Kurumlarında ücretsiz olarak yapılmaktadır. Kabakulak, kızamıkcık ve hemofilus influenza tip b aşıları da 2006 yılı itibari ile Sağlık Bakanlığının önerdiği çocukluk çağı aşı takvimine eklenmiştir.

 

Aşıların genel özellikleri:

 

Verem Aşısı :

 

Aşılama sol koldan yapılır. Aşı ülkemizde bebek iki aylık olduğunda ve ilköğretim birinci sınıfta olmak üzere toplam iki doz yapılmaktadır. Aşı yapıldıktan sonra üç gün aşı yapılan yerin ıslatılmaması önerilmektedir. Aşı yerinde aşı yapıldıktan 2-4 hafta sonra kırmızı bir kabartı oluşur. Bunu izleyen 2-3 hafta içinde aynı yerde ülser gelişir ve akıntı gözlenir. Takiben kabuk bağlar, daha sonra kabuk düşer ve yeniden akıntılı bir yara haline gelir, tekrar kabuk bağlar ve ortalama üç ay içinde aşı yerinde iz bırakarak iyileşir. Bu durum verem aşısına karşı beklenen normal bir reaksiyondur. Bu reaksiyon döneminde yaranın kuru ve açık tutulması gerekmektedir. Sol koltuk altın da, ya da boyunda aşıdan 3-4 hafta sonra nadiren beze (lenfadenopati) gelişebilir. Beze oluşursa doktora başvurulmalıdır.

 

Çocuk Felci Aşısı :

 

Aşılama toplam dört doz olarak yapılır. İlk dozu iki aylıkken, diğer iki dozu 1-2 ay ara ile ve pekiştirme dozu üçüncü dozdan bir yıl sonra yapılır. Çocuk felci yapan mikrobun birden fazla olması ve aşının üç tipe karşı koruyuculuk sağlaması nedeni ile çocuk felci hastalığı geçiren çocukların da çocuk felci aşısı olması gerekir. Çocuk felci aşısı canlı (OPV) ve ölü (IPV) olmak üzere iki tiptir. OPV aşısı ücretsiz olarak yapılmaktadır. OPV canlı aşıdır ve ağızdan damla şeklinde verilir. OPV aşısı yapılan çocuklarda aşı sonrası ilk 10-15 dakika da çocuk kusacak ya da tükürecek olursa ek doz verilmesi gerekmektedir. Aşı uygulaması sırasında ishalli hastalığı olan çocuklara bir ay sonra ek OPV aşısı önerilmektedir. OPV aşısı hem çocuğu hem de toplumu aşılar ve hastalığın yok edilebilmesi için kampanyalarda kullanılır. IPV ölü aşıdır, enjeksiyon ile uygulanır. Sadece aşı yapılan kişide korunma sağlar. Bağışıklık sistemi doğuştan baskılanmış olanlarda, kanser hastalarında, kemoterapi, steroid tedavisi veya ışın tedavisi alanlarda ve bu hastaların ev içi temaslılarında gerekli olduğu durumda IPV yapılması gerekir. Ülkemizde son çocuk felci vakası 1998 yılında görülmüş ve üyesi olduğumuz Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi 2002 yılında “Polio Virüsünden Arındırılmış Bölge” sertifikası almıştır.

 

Difteri, Boğmaca, Tetanoz (DBT) aşısı:

 

Bu aşılama difteri, boğmaca, tetanoz hastalıklarına karşı koruyan bir aşıdır. İlk dozu iki aylıkken, diğer iki dozu 1-2 ay ara ile ve pekiştirme dozu üçüncü dozdan bir yıl sonra yapılır. DBT aşısından sonra ilk 48 saat içinde ateş, aşı yerinde ağrı ve şişlik olabilir. Aşıdan sonra gerektiği durumda ateş düşürücü verilebilir. Aşı nadiren komplikasyonlara neden olabilir. Aşı sonrası yüksek ateş (>39,5 ° C), sürekli anlamsız ağlama, havale geçirme olursa hemen doktora başvurulmalıdır. Bu durumda aşı takvimi, çocuğa göre yeniden planlanır. Altı yaşından büyük olan çocuklara tam hücre ölü boğmaca içeren aşılar yapılmadığı için DBT aşısı uygulanmaz. Yedi yaşından büyük çocuklarda da azaltılmış difteri içeren aşılar yapılır. Günümüzde zayıflatılmış boğmaca ve azaltılmış tetanoz toksoidi içeren ergen-erişkin aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir.

 

Kızamık Aşısı :

 

Ülkemizde 1987 yılı itibari ile 9. ayda tek doz olarak uygulanırken, 1998′de ilköğretim 1. sınıfa ikinci doz ek lenmiştir. 2003-2005 yıllarında kızamık aşı kampanyası (kızamık aşı günleri, okul aşı günleri) düzenlenmiştir. 2006 yılında ilk kızamık aşısı 12. aya alınmış ve ilköğretim 1′de ikinci aşı devam etmesi ve bu iki aşının da kızamık-kızamıkçık-kabakulak üçlü aşısı şeklinde yapılması önerilmiştir. Kızamık aşısı yapılan her 100 çocuktan beşinde, aşıdan sonra 5-15 günler arasında 1-3 gün süren hafif ateş ve birkaç deri döküntüsü görülebilir. Bu durum sadece ateş düşürücü verilerek ve ılık su uygulayarak kendiliğinden geçer.

 

Kızamık hastalığı, bulaşıcılığı yüksek olan çocukluk çağı hastalıkla rından biridir. Kızamıklı hasta ile temas eden bağışık olmayan bireylere temastan sonraki ilk 72 saat içerisinde kızamık aşısı yapılarak hastalık önlenebilir. Kızamık hastalığını geçirenlerde yaklaşık olarak %30′unda bir ya da daha fazla sorun (zatürre, ishal, ensefalit, menenjit ve ölüm) ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kızamık hastalığı sonrası ölüm hızı %3-6′dır. Kızamık hastalığının uzun dönem istenmeyen durumu Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE)’dir. Kızamık hastalığı geçirilmesinden ortalama 5-6 yıl sonra SSPE hastalığı ortaya çıkmaktadır. SSPE görülme sıklığı aşılama yapılmadan önceki yıllarda, bir milyon kızamık vakasında 8.5 iken bu oran aşılamadan sonra milyonda 0.7 vakaya düşmüştür ve SSPE hastalarında, kızamık aşı virüsü gösterilememiştir. Daha önceden kızamık aşısı olmuş çocuklar Kızamık Aşı Günleri sırasında tekrar aşılanmalıdır. Çünkü çocuğun geçmişteki kızamık aşısı etkin olmamış olabilir. Çocuklar, geçmişte kızamık geçirdiği düşünülse bile kızamık aşı günleri sırasında tekrar aşılanmalıdır. Kızamık hastalığı, kızamıkcık, 6. hastalık gibi diğer döküntülü hastalıklara çok benzer ve bunlarla karışabilir. Hangi çocuğun kızamığa karşı duyarlı olup olmadığı, ancak çocuktan kan alınıp laboratuvar testi uygulanarak anlaşılabilir.

 

Hepatit B Aşısı :

 

Bu aşının hastalık, taşıyıcılık, siroz ve karaciğer kanserine karşı koruyucu olduğu gösterilmiştir. Hepatit B aşısı, günümüzde kansere karşı koruyucu olduğu bilinen tek aşıdır. Tüm bebeklerin doğdukları anda hepatit B aşısının yapılması gerekmektedir. Hepatit B taşıyıcısı olan annelerin bebekleri doğar doğmaz hem hepatit B aşısı ve hem de immunglobulin yapılması ile bu hastalık tan daha yüksek oranda korunabilir. İlk aşı dozundan 1-2 ay sonra ikinci doz ve 6-9 ay sonra üçüncü doz hepatit B aşısını olmaları gerekmektedir. Doğumda ulaşılamamış çocukların aşısı ilk olarak tesbit edildiği anda başlanır.

 

Konjuge Hemofilus influenza Tip b Aşısı :

 

Bu aşılama bebek iki aylık olduktan sonra 1-2 ay ara ile üç doz ve bir yaşından sonra 1 pekiştime dozu olarak yapılmaktadır. 6-11 aylık olan ve daha önce aşılanmamış çocuklarda 1-2 ay ara ile iki doz ve bir yaşından sonra 1 pekiştime dozu olarak yapılmaktadır. Daha büyük çocuklarda tek doz aşı yeterlidir. Sağlık Bakanlığının ücretsiz olarak uyguladığı aşıların dışında çocuklarda güvenilir olduğu görülmüş ve ülkemizde de ruhsatlanmış aşılar da mevcuttur. Bunlar suçiceği, pnömokok (bebeklerde beyin zarı iltihabı- menenjit ve zatüre gibi hastalıkların sorumlularından bir tanesi), A tipi sarılık (hepatit A) hastalıklarının aşılarıdır. Bu aşılar çocuğu takip eden doktora danışılarak yapılabilir.

 

 

Okul Aşılaması:

 

İlköğretim birinci sınıfta BCG (verem), dT (azaltılmış difteri ve tam doz tetanoz aşısı), kızamık-kabakulak-kızamıkcık, çocuk felci yapılır. İlköğretim 8′de tetanoz aşısı (mümkünse azaltılmış difteri içeren tam doz tetanoz aşısı) yapılmaktadır. İlköğretim 8′e 2006 yılında (ergenlik dönemi) hepatit B aşılaması başlanmıştır.

 

Erişkin Aşılaması:

 

Okul aşılarının bitmesi ile aşılamanın bittiğini düşünür. Fakat aşılama ömür boyu devam eder. Kadın-erkek herkesin, 10 yılda bir dT (erişkin tip difteri tetanoz) aşısı olması gerekmektedir. Bebeklerin korunması, gebelikten itibaren anne adaylarına uygulanacak aşılar ile sağlanmaktadır. Gebe bayanlara bir ay ara ile yapılacak iki doz tetanoz aşısı hem anneyi hem de bebeği korur. Şeker hastalığı, astım gibi süregen hastalığı olan erişkinlere pnömokok ve influenza aşıları yapılır. Aynı zamanda 65 yaş üzerindeki kişilerinde pnömokok (zatüre hastalığı etkenden biri) ve influenza (grip hastalığı etkenlerinden biri) aşısı yapılması gerekmektedir. İnfluenza aşısının yıllık olarak tekrar edilmesi gerekmektedir.

 

Aynı anda birden fazla sayıda aşı yapılması:

 

Rutin aşılamada kullanılan aşılar uygun yaşlarda aynı anda, farklı yerlerde yapılabilir (difteri-boğmaca-tetanoz aşısı ve hepatit B aşısı gibi). Aynı anda yapılan aşıların yan etki sıklığı tek yapılmaları ile aynıdır.

 

Aşılamada Özel durumlar:

 

Zamanından önce doğan ya da düşük doğum ağırlıklı çocuklarda zamanında doğanlar gibi aşılanır. Aşılama zamanında yapılmamış çocukların aşılamasına hemen başlanmalıdır. Aşıları eksik olan çocuklarda aşılar yarım bırakıldığı yerden devam edilir, baştan başlanmaz. Ülkemizde 2003 verilerine göre, 12-23 aylık çocuklarımızın sadece yarısının bir yaşından önce yapılması gereken aşılan tamamlanmıştır.

 

Hasta çocuk aşılaması:

İshali, soğuk algın lığı, öksürüğü, kulak enfeksiyonu veya hafif ateşi olan çocuğa aşı yapmanın hiçbir sakıncası yoktur. Hastaneye yatmayı gerektirecek ciddi hastalığı olan çocukların aşıl ması hastanın durumu düzelinceye kadar ertelenir.

 

Hekim tarafından özel aşı şemalarının düzenlenmesi gereken durumlar :

  1. Daha önce yapılan aşılama sonrasında ciddi yan etki (anafilaksi, havale geçirme, uzun süreli ağlama, dalgınlık, gibi) gözlenme durumları,

  2. Gebeler,

  3. Bağışıklık sisteminde doğuştan yetmezlik olan hastalar ve bu hastalarla aynı evi paylaşanlar,

  4. Başka bir hastalık ya da durum nedeni ile bağışıklık sisteminde yetmezlik gelişen hastalar (Lösemi, lenfoma gibi kanser hastaları, ışın tedavisi alanlar, steroid tedavisi görenler, AİDS hastaları, kemik iliği nakli yapılanlar, orak hücreli kansızlığı olanlar, dalak çıkarılması ameliyatı olacak olanlar, gibi) ve bu hastalarla aynı evi paylaşanlar.

 

Aşılamada soğuk zincir:

 

Soğuk zincir; aşıların üretildikleri andan, kişilere ulaşana kadar uygun ısıda depolanması ve taşınması demektir. Soğuk zincirin bir halkasında meydana gelen bir eksiklik aşının etkinliğini azaltır veya yok eder. Aşı merkezlerinde bulunan aşılar İl Sağlık Müdürlüklerinden alınıp aşı buzdolabında muhafaza edilmektedir. Aşıların +2°C ile +8°C arasında, buz dolabı rafında tutulması gerekir, buzdolabı kapağında tutulmaz. Aşıların ev buzdolabında saklanması önerilmez. Aşı merkezin de bulunmayan ve özel alınması gereken aşının aşı yapılacağı gün alınıp, buz aküsü ile birlikte hemen aşı merkezine getirilmesi gerekmektedir. Aşılar ısı, güneş ışığı ve donmaya karşı hassastır. Aşı bir kez olumsuz şartlarda tutulduktan sonra tekrar uygun ısılara getirilse de, aşıda meydana ge- len hasar düzeltilemez. Soğuk zinciri bozul muş aşıların uygulamasında aşı etkinliği azalacağı gibi yan etki riski de artar.

 

Uluslararası seyahatler öncesinde aşılama :

 

Bazı bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en iyi yöntemlerinden biri de bağışıklamadır. Bir bulaşıcı hastalığa karşı bağışıklık olmak için en güvenli yol ise aşı olmaktır. Halen ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından herkese ücretsiz olarak boğmaca, kuş palazı (difteri), tetanoz, kızamık, çocuk felci (poliomiyelit), BCG (verem hastalığına karşı), Hepatit B (kan ve vücut sıvıları ile bulaşan sarılık), kızamıkçık, kabakulak, Hib (çocuklarda menenjit ve zatürre yapan bulaşıcı bir hastalık) aşılan yapılmaktadır.

 

Her ülke kendi ülkesinde sık görülen, sakatlık ve ölümlere yol açan has talıkları önlemek için yapılacak aşıların neler olduğuna karar vermektedir. Bu neden le dünyada çeşitli ülkelere seyahat edenlerin o ülkelerde görülen bazı bulaşıcı hastalıklara karşı aşı olmaları gerekmektedir. Uluslararası seyahat edecek kişilere bu aşılar üç nedenle yapılmaktadır:

 

Ülkede uygulanan zorunlu aşıları tamamlamak için yapılan aşılar: ülkede aşılama ve diğer sağlık hizmetlerinin etkinliğine bağlı olarak aşı ile korunulabilen hastalıklar az görülebilir. Özellikle aşı programında yer alan bağışıklamayı artırma dozu (rapel) yapılması gerekebilir. Gidilecek ülkede görülen bulaşıcı hastalığa karşı bağışık kılınması için önerilen aşılar: Bazı aşılar gidilecek ülkeye bağlı bulaşıcı hastalık sorunlarına yönelik yapılabilir.

Bu durumda aşağıdaki noktalar dikkate alınmalıdır:

  1. Gidilecek ülkede hastalık etkeni ile karşılaşma olasılığı,

  2. Yaş, mevcut ya da geçirilmiş hastalıklar, kişiye özel risk faktörleri,

  3. Daha önce aşı sonrası çıkan yan etkiler,

  4. Hastalanan kişinin başkalarına hastalığı bulaştırma olasılığı.

 

Bazı ülkelere girerken zorunlu olan aşılar:

 

Bu tip aşılar iki nedenle yapılmaktadır: Bunlardan birincisi gidilen ülkenin hastalık yönünden riskli olmasıdır. Bu sayede ülke ye giren kişilerin hastalanmasının engellenmesi amaçlanır. İkinci neden ise seyahat eden kişinin hastalık etkenini alıp kendi ülkesine götürmesi ve hastalık görülmeyen bölgeye hastalığın taşınmasıdır. Aşılanarak hastalıklara bağışık kalınmakla beraber, aşılar genellikle korunması amaçlanan hastalıktan %100 olarak korumayabilir. Bu nedenle aşı olan kişinin korunmaya çalıştığı hastalığa karşı koruyucu önlemleri alması ve uygulaması da gerekir. Seyahat edecek kişinin korunmak amacıyla aşı olması sonucu bağışıklığın oluşması, korunma amacıyla birden fazla sayıda aşı yapılması gereken durumlar nedeniyle seyahat öncesi bir hekimle görüşüp aşıların yapılacak zamanı öğrenmesi gerekir. Bu nedenle seyahat etmeden 4-6 hafta önce bir hekimle görüşülmesi aşıdan elde edilecek yarar için çok önemlidir. Bir diğer nokta ise seyahat edilecek ülkede ne tür bulaşıcı hastalıkların olduğu, bunlardan hangilerine karşı aşı olması gerektiği, alması gereken koruyucu önlemlerin neler olduğunu öğrenmesi

gerekmektedir. Ülkelerde ne tür hastalıklar olduğu, korunma yöntemlerinin neler

olabileceği konusunda Dünya Sağlık Örgütü web sitesinden de bilgi edinilebilir. Uluslararası seyahat edecek bazı özel grupların ise aşılanması çok önemlidir.

Bu gruplar şu şekilde özetlenebilir:

  1. Bebek ve çocuklar: Hava, besin ve su yoluyla, sivrisinek ısırıkları ile bulaşan hastalıklara karşı önlem alınmalıdır.

  2. Ergen ve gençler: Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı gerekli korunma önlemleri ve Hepatit B aşısı önerilmektedir.

  3. Sık seyahat edenler: Bu kişilerin sık seyahatleri sonucu sağlıklarını ihmal etmeleri ya da sağlık kontrolüne gitmeye zaman ayıramadıkları için aşı ile korunulabilen hastalıklar için riskli duruma gelebilirler.

  4. Son dakika seyahatleri: Bu gruba genellikle acil yardım ekipleri, sağlık personeli girmektedir. Aşının bağışıklık oluşturması ve hazırlıklar nedeniyle yeterli vakit olmaması nedeniyle, aşılar bu grupların yanına soğuk zincir malzemesi ile birlikte verilebilir.

  5. Gebeler

  6. Yaşlılar

  7. Süregen sağlık problemi olanlar (Kanser, şeker hastalığı, kalp ve solunum sistemi hastalığı olanlar) İnsanlar ülkeden ülkeye giderken yanların da ülkeye girebilmeleri için pasaport taşımaktadırlar. Ancak bulaşıcı hastalıkların ülkeler arası dolaşmasını önleyebilecek tek yol sağlık önlemlerine uymaktır.

 

Aşı katkı maddeleri:

 

Aşılarda asıl etken madde yanında; etkinlik artırıcı, bozulmasını önleyici ve mikroplardan koruyucu maddeler kullanılmaktadır. Aşılarda etkinlik artırmak için aluminyum hidroksit kullanılabilmektedir. Mikroplarla bulaşı önlemek amaçlı koruyucu olarak thiomersal ve bazı antibiyotikler (neomisin) aşılara eklenebilmektedir. Aşılarda uygulanacağı döneme kadar bozulmasını engellemek için magnezyum klorid kullanılabilmektedir.

 

 

Creative Commons Lisansı
Bu çalışma CC Lisansı ile lisanslanmıştır.