Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar için Bitkisel Yöntemler

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Nelerdir?

Cin­sel yolla bulaşan enfeksiyonlar cinsel te­masla bulaşma özelliğinde olan birçok mik­roorganizma ile meydana gelebilmektedir. Ancak bu enfeksiyonların oluşumunda tek yol cinsel temas olmayabilir. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarına ne­den olan mikroorganizmalar vücuda vajina (dölyolu), üretra (idrar yolu), rektum (kalın bağırsağın son kısmı) ve yutak gibi mu­koza ile kaplı bölgelerden girerler. Her tür­lü korunmasız cinsel temas en önemli bu­laş yoludur. Bunun yanı sıra gebelikte, do­ğum sırasında ya da sonrasında anneden bebeğe ve kan nakli yoluyla bulaşma ol­maktadır. Kadınların genital (üreme organ­ları) anatomik yapıları nedeniyle hastalıkla­ra karşı daha duyarlı oldukları bilinmekte­dir. Bu hastalıklar üreme sağlığı yanı sıra bebek sağlığı üzerine etkileri açısından da önem taşırlar.

Cinsel yolla bulaşma özelliği olan 30’dan fazla mikroorganizma bilinmektedir.

Hepatit B virüsü (HBV), İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV) gibi bazı viral ajanlar kanda yoğun bulunmaları nedeniyle kan transfüzyonları ile de bulaşabilirler. Hastalık etken­leri kimyasal ve fiziksel faktörlere duyarlı­dırlar ve pratik olarak çevrede serbest ola­rak bulunmazlar. Bilinen bir hayvan rezervuar yoktur. Hastalığa ait belirtisi olma­yan kişiler en önemli rezervuarlardır.

Ta­rihsel öneme sahip 5 cinsel yolla bulaşan Hastalık :

  • siflliz,
  • gonore,
  • şankroid,
  • lenfogranüloma venereum (LGV)
  • granüloma inguinale

olarak bilinmekte iken günümüzde tanı yöntemlerindeki ge­lişmeler sonucu bu yolla bulaştığı bilinen etken mikroorganizmaların sayısı 30’u geçmistir. Tanı yöntemlerindeki gelişmeler bu hastalıkların boyutu, bulaş yollan ve sonuç­larını ortaya koyan epidemiyolojik araştır­malara hız kazandırmıştır. Günümüzde çok sayıda genç ve cinsel yönden aktif insan cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ile karşı­laşma riski altındadır. Sifiliz, gonore ve klamidya enfeksiyonları antibiyotiklerle kolay­lıkla tedavi edilebilirken; Human papilloma virüs (HPV), Herpes simpleks virüs (HSV) ve HIV enfeksiyonları kesin tedavisi olma­yan, ciddi istenmeyen sonuçlara yol açabilen enfeksiyonlardır. Bu grup enfeksiyonlar HIV enfeksiyonu­nun tanımlanması ile yeniden güncellik ka­zanmış halk sağlığı sorunu olarak tüm dün­yada önemsenen enfeksiyonlardır.

İnfeksiyonlar sırasında genital bölgede meydana gelen yaralar doğal savunma mekanizmalarının bozulmasına, HIV ‘e karşı daha duyar­lı olunmasına ve HIV ‘in kişiden kişiye daha kolay bulaşmasına neden olmaktadır. Bu­laşma yollarının özellikleri, neden oldukla­rı akut ya da süreğen sağlık sorunları, kısır­lık, dış gebelik, yenidoğanda körlüğe dek giden göz enfeksiyonları gibi sosyal ve ya­şamsal önemi olan sonuçları olur.

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların yayıl­masının önlenmesi ve kontrol altına alın­ması birçok ülkede 2000 li yılların hedefleri arasında yer almıştır. Bugün dünyada bir­çok devlet ve uluslararası kuruluş bu hasta­lıkların önlenmesi ve kontrolü için büyük yatırımlar yapmakta ve bu konuda yapılan araştırmalara öncelik vermektedir. Hasta­lıkların çoğu belirti ve bulgu vermeksizin seyrettiği için kişilerin belirlenmesi ve has­talık sıklığının saptanması zordur. Yakın­ması olan kişilerin çoğu sağlık kurumlarına cinsel yolla bulaşan en­feksiyonlar dünyada birçok ülkede bildiri­mi zorunlu hastalıklar arasında yer almakta­dır. Ülkemizde ise kayıt ve bildirim sistemi­nin yetersiz olması ülke verilerimizin yeter­siz olmasına sebep olmaktadır. Oysa hasta­lıklar hakkında güvenilir verilerin elde edil­mesi uzun vadede hastalıklardan korunma ve kontrol amaçlı ulusal sağlık politikaları­nın oluşturulmasına ışık tutacağı için önemlidir. Bu hastalıkların tüm dünyada görülme sıklığının artış nedenleri; özellikle gelişmekte olan ülkelerde cinsel eğitim programlarının yetersizliği, gelişmiş ve ge­lişmekte olan ülkelerde cinsel ilişki yaşının küçülmesi, evlilik öncesi cinsel ilişki ve cinsel eş sayısındaki artış, seyahat imkanla­rının yaygınlaşması, cinsel davranışlardaki değişiklikler, kondom dışı doğum kontrol yöntemlerinin kullanımında artış, tanı ve tedavi imkanlarının gelişmesi ile hastalıkla­rın daha doğru ve sık olarak tespit ediliyor olması, antibiyotiklere direnç nedeniyle te­davide rastlanan zorluklar olarak tespit edilmiştir.

Risk faktörleri:

Cinsel yolla bulaşan enfek­siyonların gelişiminde rol oynayan davra­nışlar birden fazla cinsel eşe sahip olmak, cinsel eşin birden fazla eşinin olması, seks çalışanları ve onların müşterileri ile ilişkide bulunmak, yakın zamanda cinsel eş değiş­tirmek, Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon be­lirtisi olanlarla ilişkiyi sürdürmek olarak sı­ralanabilir. Sosyokültürel ve eğitim düzeyi düşük, Cinsel yolla bulaşan hastalık olup cinsel eşlerinin tedavi olması gerekti­ği konusunda bilgilendirilmemiş kişiler, önceden geçirilmiş Cinsel yolla bulaşan en­feksiyon öyküsü olan, uygun korunma yön­temleri kullanmayan kadınlar riskli davra­nışları olan kişileri oluşturmaktadır. Başlıca risk grupları seks çalışanları, ailelerinden ya da eşlerinden uzun süre ayrı kalanlar, madde bağımlıları ve bu kişilerin eşleridir. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon açısından risk olup olmadığının değerlendirmesi ya­pılırken yol gösterici bilgiler kişinin son 1 yıl içinde birden fazla cinsel eşinin olması, son 3 ay içinde yeni bir eşinin olması, son yıl içinde geçirilmiş Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, para, mal ya da ilaç karşılığı cinsel ilişki öyküsü, HIV enfeksiyonu varlı­ğı, kan nakli öyküsü, doğum sırasındaki bu­laş açısından anne, baba öyküsü, uyuşturu­cu kullanımı, erkeğin homoseksüel ilişkisi­nin olması olarak bilinmektedir.

Belirti ve bulgular:

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların oluşturdukları klinik tablo­lar ve gelişebilecek istenmeyen durumlar çeşitlidir ancak etken ne olursa olsun

en sık rastlanan 3 bulgu:

  • genital akıntı,
  • genital ülser (yara)
  • genital siğil

Tedavi:

Sifiliz, gonore ve klamidya gibi bakteriyel enfeksiyonlar antibiyotiklerle kolaylıkla tedavi edilebilirken; Human papilloma virüs (HPV), HSV ve HIV gibi viral enfeksiyonların kesin tedavisi yoktur.

Korunma: Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon­lardan korunmada doğru şekilde kondom kullanımının yüksek oranda koruyucu ol­duğu bilinmektedir. Her temasta yeni kondom kullanılması önem taşımaktadır. Yağ oranı yüksek lubrikanlarla (yağlandırıcı madde) birlikte lateks kondomların kullanı­mının lateksi zayıflatacağı bilinmektedir. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların kon­trolünde sağlıklı cinsel davranış biçimleri­nin desteklenmesi, riskli davranışları olan kişilerin tarama testleri ile taranması, bir Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon etkeni sap­tandığında diğer etkenlerinde aranması ve cinsel eşlerin de cinsel ilişki öncesinde tedavisi son de­rece önem taşımaktadır.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz