Çocuklarda Ayrılık Kaygısı

Çocuklarda Ayrılık Kaygısı :

Ayrılık kaygısı; anne, baba yada diğer bağlanma nesnelerinden ayrılmaya ilişkin aşırı kaygı duyma olarak da tanımlanır.

Yaş:

Altı ay-3 yaş arasında ayrılık kaygısı gelişimin normal bir bileşeni iken, bu yaştan sonra işlevselliği bozan ve aşırı sıkıntı yaratan ayrılık tepkileri ayrılık kaygısı bozukluğu olarak ele alınmalıdır. Çocuklarda ergenlerden daha sık görülür.

Cinsiyet: Her iki cinsiyette eşit yada kızlarda biraz daha yaygın görülmektedir.

Risk faktörleri:

Diğer kaygı bozukluklarının tersine bu çocukların %50-75’i düşük sosyoekonomik statüsü olan ailelerden gelirler. Üç yaşından önce tanıdık olmayan kişiler, olaylar ve durumlar karşısında belirgin duygusal kısıtlanma, ürkeklik, çekingenlik ve fizyolojik uyarılmışlık durumu gösteren çocuklarda ileride kaygı bozuklukları ve ayrılık kaygısı bozukluğu artmaktadır. Ayrıca erken çocukluk döneminde bebek ile ona bakım veren kişi arasındaki güvensiz bağlanmanın çocuklukta anksiyete bozukluğu gelişiminde önemli bir etken olduğu vurgulanmıştır. Ayrılık kaygısı bozukluğu bazı ailelerde daha yaygın olarak görülmektedir, bu da genetik etkenlerin hastalığın ortaya çıkışında önemli olduğunu göstermektedir.

Belirti ve bulgular:

Ayrılık kaygısı bozukluğu olan çocuklar bağlanma nesnelerinden ayrılık yada ayrılık beklentisi durumlarında aşırı kaygı, ağlama, öfke nöbeti, ayrılmaya karşı direnç gösterirler. Okula gitmeyi reddetme sık görülür. Ayrılık kaygısı bozukluğu olan çocukların %75’inde okula gitmeme, okula gitmeyen çocukların %50- 80’inde ayrılık kaygısı bozukluğu görül- mektedir. Ayrılık durumlarında özellikle okula gitme söz konusu olduğunda baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı gibi çok çeşitli bedensel yakınmaları olur. Tatillerden sonra okula dönmekte çok zorlanabilirler. Okula gitseler de sık sık evi arayıp anne babalarının güvende olup olmadığını sorabilir ya da benzer bedensel yakınmalar nedeniyle eve geri dönebilirler. Ayrılık kaygısı bozukluğu olan çocuklar sıklıkla evde de anne babalarından ayrılmaz, odada yalnız başına kalmaz, evin içinde tek başına dolaşmaz ve geceleri kendi odalarında tek başına yatmayı istemezler. Özellikle küçük çocuklarda anne babadan ayrılık teması içeren kabuslara sık rastlanır. Çocuğun yaşamında yeni bir okula başlama, yeni bir eve taşınma, aile ortamında değişiklik, boşanma gibi önemli stres etkenleri olduğunda ayrılık kaygısı belirtileri ani olarak başlayabilir.

Tanı:

Ayrılık kaygısı bozukluğunun değerlendirilmesinde çocuk ya da ergen, aile, öğretmenler gibi birçok farklı kaynaktan bilgi alınması gerekmektedir. Değerlendirme yapılırken yakınmaların başlangıcı, gelişimi, kaygı belirtilerinin içeriği, çocuk ya da ergenin gelişimsel, tıbbi, okul ve sosyal öyküsü ve ailede psikiyatrik hastalık öyküsü özellikle de kaygı bozuklukları öyküsü alınmalıdır. Çocuk yada ergenin ruhsal durum muayenesi ve işlevsellik düzeyinin değerlendirilmesi de gereklidir. Yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış klinik görüşmeler, standardize edilmiş belirti tarama listeleri, çocuk ya da ergen, anne baba ve klinisyenlerin doldurduğu derecelendirme ölçekleri, davranışların direk olarak gözlem- lenmesi tanı koymada yardımcıdır.

Tedavi:

Tedavide psikososyal ve ilaç tedavisi yaklaşımlarını içerecek şekilde çok boyutlu yaklaşım modeli kullanılmaktadır. Tedavinin hedefi çocuk ve ergendeki becerilerin gelişimine katkıda bulunmak, anne babada kaygı, anne çocuk ilişkisi, akran iliş kileri ve okul uyumu gibi çevresel etkenlere odaklanarak risk etkenlerini azaltmak, çocuğun ve ailesinin sosyal işlevselliğini arttırmak olmalıdır. Bu bağlamda kaygı belirtilerinin gelişiminde önemli bir etken olan anne baba ve çocuk arasında bağlanma ilişkisinin değerlendirilmesi ve güçlendirilmesi önem taşımaktadır. Anne babada çocuktan ayrılmada zorluğa neden olabilecek bir ruhsal hastalık varsa tedavi edilmeli ve onlara çocukta ayrılık durumlarında ortaya çıkan tepkileri ele alma ve çocuğa karşı tutumlarına yönelik rehberlik edilmelidir.

Seyir:

Ayrılık kaygısı bozukluğu genellikle uzun süren bir hastalıktır. Gerçek bir ayrılık, ölüm, taşınma, hastalık gibi durumlarda belirtiler artabilir. Uzun süreli izlem çalışmaları çocuklukta ayrılık kaygısı bozukluğunun erişkin dönemde diğer kaygı bozuklukları özellikle de panik bozukluğu gelişimi riskini artırdığını göstermektedir.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz