Dil Kanseri

Dil Kanseri Nedir?

Dil: Dil kaslardan yapılmış bir organdır. Ağız içindeki hareketli kısmına “corpus lingua“, sabit olan kısmına ise dil kökü denir. Dilin üst kısmına dil sırtı (dorsum lingua) denir. Dilde bulunan ve papilla adı verilen bazı yapılar tat duyusu ile ilgilidir. Bu yapılar ay­rıca gıdaların parçalanmasında mekanik et­ki sağlarlar. Dilin iç ve dış kasları vardır. İç­te olanlar; dil ucunu yukarıya kaldırır, dil ucunu aşağıya indirir, dili kalınlaştırır ve di­li yassılaştırır. Dışta olanlar ise dil yukarı ar­kaya çeker, dili yukarıya çeker, dili dışarıya kaçmasını engeller ve dili ar­kaya aşağıya çeker.

Dil kanseri ise Dilde gelişen kötü huylu tümör­dür.

Yaş: Genellikle ileri yaşlarda görülür.

Cinsiyet: Erkeklerde kadınlara göre iki kat daha sık izlenir.

Risk faktörleri: En önemli risk faktörü si­garadır. Sigara içenlerde içmeyenlere göre 6 kat daha fazla görülür. İçilen sigaranın miktarı ve süresi ile İlişkilidir. Gençlerde görülme sıklığı belirgin derecede artmakta­dır. Sigara dışında en önemli risk faktörü al­kol kullanımıdır. Ayrıca demir eksikliği, ba­zı vitamin eksiklikleri ve virüslerin dil kan­serinin gelişiminde rol oynadığı düşünül­mektedir. Bunların yanında uygunsuz diş protezleri de neden olabilir.

Belirti ve bulgular:

En sık belirtisi dil üze­rinde ağrısız krater tarzında yaradır. Bazen yara açılmadan dil İçinde sertlik veya ağrısız kitle şeklinde görülebilir. Dil üzerinde beyaz veya kırmızı renkli kabarık­lıklar zaman içinde kansere dönüşebilir. Boyunda şişlik önemli belirtilerdendir. Has­talık ilerledikçe ağrı, kanama, kulak ağrısı, yutma ve konuşma bozukluğu ortaya çıkar.

Tanı:

Kulak-burun-boğaz muayenesi yapı­lır. Dil üzerindeki yaradan veya kitleden bi­yopsi alınarak kanser tanısı konur. Bu iş­lem lokal veya genel anestezi altında yapı­labilir. Özellikle Manyetik Rezonans Gö­rüntüleme tekniği tümörün büyüklüğü ve yaygınlığı hakkında bilgi vericidir. Bilgisa­yarlı Tomografi de uygulanabilir. Kan test­leri tanı  koydurucu değildir. Kanser tanısı konduktan sonra kanserin evrelemesi yani  tümörün büyüklüğü ve nekadar yayıldığı ortaya konur. Evrelendirme en iyi tedavi şeklinin belirlenmesi ve hasta­lığın tedavi sonrası seyir ve sağ kalım açı­sından bilgi edinilmesi yönünden son dere­ce önemlidir. Evrelendirmede tümörün bü­yüklüğü, boyundaki lenf düğümlerine ve vücudun diğer organlarına yayılımına (metastaz) bakı­lır.

Evre 1,2, 3, ve 4 olarak adlandırılır. Ev­re 1 en erken, evre 4 ise en ileri safhadır.

Tedavi:

Erken evre kanserlerde cerrahi ve­ya radyoterapi (ışın tedavisi) tedavi seçe­nekleri vardır. Literatürde iki tedavi şekli­nin de eşit derecede kontrol sağladığı bildi­rilmektedir. Ancak radyoterapi ağız İçinde ağız kuruluğu ve tat kaybı gibi kalıcı yan et­kiler yaratır. Buna karşın erken evre tümör­lerin cerrahisinde belirgin fonksiyon kaybı ve kozmetik sorun oluşmaz. Bu nedenle dil kanserinde en sık uygulanan tedavi cerra­hidir. Büyük ve İlerlemiş kanserlerde cerra­hi tedaviye ek olarak hastalığın kontrolü radyoterapi de tedaviye eklenir. Kemoterapinin (ilaç tedavisi) dil kanserinde etkinliği henüz bilinmemektedir, halen araştırma safhasındadır. Bazı ileri olgularda cerrahi ve radyoterapiye ek olarak uygulan­maktadır. Cerrahi tedavide tümör etrafında geniş emniyet sınırı  bırakılarak çıkarılır. Beraberinde boyundaki lenf düğümlerinin kontrolü için boyun diseksiyonu yapılır. Boyun diseksiyonu dil kanserinin yayılma­sında ilk durak olan boyundaki lenf dü­ğümlerinin de alınmasıdır. İlerlemiş du­rumlarda çene kemiği açılarak tümör çıka­rılması söz konusu olabildiği gibi çene ke­miğine hastalık yayıldığı takdirde çene ke­miğinin de kısmen alınması gerekir. Bu şe­kilde tedavide kozmetik ve fonksiyonel so­runlar gelişebilir. Dil konuşma, çiğneme, yutma ve tat alma duyusundan sorumlu bir organdır.  Erken safha kanserde bu fonksi­yonlar belirgin derecede etkilenmediği hal­de, ilerlemiş hastalıkta cerrahinin genişliği­ne bağlı olarak tedavisi sonrası kısmi veya tam fonksiyon kayıpları ortaya çıkar. Ayrı­ca ameliyatta boyundan nefes borusuna de­lik açılabilir (trakeotomi). Bu geçicidir, bir süre sonra bu kapatılır. Benzer şekilde cer­rahi sonrasında hastanın bir süre burundan beslenme tüpü ile beslenmesi gerekebilir.

Seyir:

Erken evre dil kanserinde %70-80 sağ kalım sağlanırken, ilerlemiş evrelerde sağ kalım %40′lara düşmektedir. Ayrıca bo­yundaki lenf düğümlerine yayılan hastalık­larda sağ kalım % 15-30 daha da azalmakta­dır. Uzak organlardan en sık yayıldığı bölge akciğerlerdir.