Diyabetik Ayak Tedavisi

Şeker Hastalığında Ayak Yarası (Diyabetik Ayak)

Diyabetik hastalarda ayak ülserleri ile giden bir tablodur.

Yaş: Her yaşta görülmekle beraber ileri yaşlardaki hastalarda risk daha fazladır. Cinsiyet: Erkek kadın tutulumu arasında önemli bir farklılık yoktur.

Risk faktörleri: Diyabetik ayak uzun süreli kontrolsüz diyabetik hastalarda daha sık or­taya çıkar. Diyabetik ayak genellikle nöropati dediğimiz ayağın his ve motor sinirle­rinin diyabetten etkilenmesi sonucu ortaya çıkar. Periferik nöropati dediğimiz bu tab­lonun yanı sıra el ve ayaklardaki ter ve yağ bezlerinin sinirleri de diyabet tarafından et­kilenebilir ve bunun sonucu cilt kuruluğu, cilt nemliliğinde azalma gibi problemler or­taya çıkabilir. Bunlar mikropların o bölge­lerde oturmasına, çoğalmasına izin verir­ler. Diyabetik ayak oluşumunda bir diğer faktörde damar tutulumlarıdır. Diyabetik hastalarda bacak ve ayak damarlarında er­ken ateroskleroz sonucu damar tıkanıklık­ları olabilir. Ayağın beslenmesi bozulur. Bu durum gelişmiş ülserlerin tedavisinin daha zor olmasına neden olur. Bir diğer risk fak­törü de uygun ayak bakımının yapılmaması ve ayağa uygulanan fizik travmalardır (yara­lanma). Ayağa çivi, iğne batması, ayakkabı sıkması, ayağın kesilmesi gibi nedenlerle ayakta oluşan basit yaralar dahi iyi beslene­meyen, his kaybı olan bir ayakta ciddi ül­serlerin gelişmesine neden olur.

Belirti ve bulgular:

Ayakta ülsere lezyonlar sıklıkla ayağın baskıya maruz kalan kısımla­rında ayak tabanında ve topuklarda ortaya çıkar. Ayaktaki ülserler değişik büyüklüklerde olabilir. Bir kısmı çok yüzey­deyken bazen kas ve hatta kemik dokunun göründüğü ağır ülserler gelişebilir. Ülserin üzerinde iltihabi bir doku bulunur. Etrafı morumtırak kırmızı renktedir. Enfeksiyon ağırsa o bölge ve etrafı şiş, hararetli bulu­nur. Ağrı duyusu kaybolmamış hastalarda

şiddetli ağrılar olur. Bu tip ülsere lezyonların yanı sıra bazen diyabetik ayak damar tı­kanıklığı olan beslenmesi iyi olmayan ayak­larda da ortaya çıkabilir. Beslenme bozuklu­ğu ani geliştiğinde ayak soğuk ve soluktur. Ağrı vardır. Uyuşma, karıncalanma yakın­maları olur. Zamanla tıkanmanın ilerisinde­ki bölgede doku beslenmesinin düzelme­mesi, iyi olmaması sonucu doku ölümleri, kangrenli lezyonlar oluşur. Kangrenli doku­ların üzerinde mikropların oturması ve ço­ğalması daha kolaydır.

Tanı:

Ülsere lezyonun görülmesiyle diya­betik hastada diyabetik ayak tanısı konur. Nöropati ve damar tutulumu olup olmadığı fizik muayene ile belirlenebilir. Ülserin ke­mik enfeksiyonu yapıp yapmadığını göster­mek için düz grafilerle (röntgen), manyetik rezonans görüntüleme ile ayak kemikleri değerlendi­rilebilir. Yaradan mikrobu üretmek önemli­dir. Bu nedenle kültürler yapılabilir.

Tedavi:

İlk yapılacak şey diyabet kontrolü­nün sağlanmasıdır. Ayak ülserleri için ılık tuzlu su ile (%0.9’luk sodyum klorür solüs­yonu) lezyon sık aralıklarla ıslatılmak ve yı­kanmalıdır. Temizlik amacıyla sabunlu su kullanmak en doğrusudur. Ülsere lezyonlarda temizleyici olarak tendürdiyot, mer­sol gibi antiseptikler kullanılmamalıdır. Bunlar yara iyileşmesini geciktirirler. Ölü dokuların tamamıyla ortadan kaldırılması önemlidir. İyi temizlenen lezyonlarda bir süre sonra yara iyileşmesi başlar. Ülserler küçülür, cilt kendini tamir eder. Büyük ül­serlerde cilt kendini kapatamayacak du­rumda ise plastik cerrahi ile deri nakli gündeme gelebi­lir. Düzelmeyen ağır ülseri, kemik enfeksi­yonu olan, enfeksiyon nedeniyle genel du­rumu bozulan hastalarda parmak, ayak, ba­cak kesilmeleri gündeme gelmelidir. Kesil­mesi gereken durumlarda uzuvun kesilme­mesi olayın ilerlemesine neden olur. Bu cerrahiler bu tip hastalarda hayat kurtarıcı­dır. Eğer büyük bir damarda tıkanıklık var­sa tıkanıklığı düzeltmek amacına yönelik cerrahi uygulanır. Nöropatisi olan hastalar­da nöropati için ilaç tedavisi verilebilir. Sonraki yaşamı için hastaya ayak bakımı öğ­retilmelidir.

Diyabetik hasta günde en az 2-3 kez ayakla­rını ılık sabunlu su ile yıkamalıdır. Yıkadık­tan sonra parmak aralan dahil kurulamalıdır. Ayağını her gün muayene etmelidir. Çorapları teri emecek şekilde yün veya ip­lik çorap olmalıdır. Ayakkabıları  ne çok bü­yük ne de dar olmamalıdır. Eğer olanak var­sa ayak şekline göre, ayaktaki basılan dü­zeltmeğe yönelik özel ayakkabılar yapılma­lı ve hasta bunları kullanmalıdır. Diyabetik hasta çıplak ayakla gezmemelidir. Sigara içilmemelidir.

Seyir:

Bir kez diyabetik ayak gelişen veya ayağı kesilen bir hastanın, sonrasında aynı ayakta veya diğer ayakta diyabetik ayak ge­lişme riski fazladır.