Hiperlipidemi

Hiperlipidemi:

Hiperlipidemi; kandaki yağ miktarında artışla karakterize bir hastalık­tır. Kanda bulunan ana yağ kolesteroldür. Kolesterol; vücudumuzun bütün hücrele­rinde bulunan bir maddedir. Hücre zarının, östrojen ve testosteron gibi bazı önemli hormonların yapımında kullanılır. Koleste­rol bir yandan karaciğerde üretilirken, di­ğer yandan et, süt ürünleri, yumurta gibi hayvansal kaynaklı besinlerle de vücuda alınır. Kolesterol sağlıklı yaşam için gerekli bir madde olsa da fazla miktarda kolesterol (hiperlipidemi) kalp hastalığına yol açabi­lir. Kan kolesterol düzeyi ne kadar yüksek­se, kalp hastası olma ihtimali de o kadar yüksektir. Dünyada ve Türkiye’de birinci sırada gelen ölüm nedeni kalp-damar hasta­lıklarıdır.

Kolesterol kan dolaşımında, kendilerini ko­lesterolün etrafına saran apolipoprotein adı verilen bazı özel proteinler yardımı ile taşınır. Apolipoproteinler ve kolesterol bir­likte lipoprotein olarak adlandırılır.

Hekim­ler hastaların kanında üç temel lipoproteini ölçer:

  • Düşük Yoğunluklu Lipoprotein (LDL Veya Kötü Kolesterol),
  • Yüksek Yoğun­luklu Lipoprotein (HDL Veya İyi Kolesterol) Ve
  • Trigliserit (Normal Değerler İçin Tabloya Bakınız).

Total kolesterol

200 mg/dl’den düşük Normal
200-240 mg/dl Sınırda yüksek
240 mg/dl’den yüksek Yüksek

LDL kolesterol

100 mg/dl’den düşük Normal
100-130 mg/dl Sınırda yüksek
130 mg/dl ve üzeri Yüksek

HDL kolesterol

40 mg/dl’den düşük Azalmış
40-60 mg/dl Normal
60 mg/dl’den yüksek ideal

Trigliserid

150 mg/dl’den düşük Normal
150-200 mg/dl Sınırda yüksek
200 mg/dl’den yüksek Yüksek

LDL kolesterol; kanda yüksek olduğu za­man damarların iç yüzüne yapışıp, aterosklerotik plakları oluşturur. Kolesterol dışın­daki bazı maddelerin de eklenmesiyle bu plaklar büyür ve bunlar üzerinde oluşan çatlaklarda gelişen pıhtılar damarları tıkar. Günümüzde çok yaygın olan bu hastalık damar sertliği olarak bilinir. Damar tıkanık­lığı kalp damarlarında oluşmuşsa kalp krizi­ne, beyin damarlarında oluşmuşsa felce ne­den olur.

HDL kolesterol; ise kolesterol de­polarını kan damarlarından uzaklaştırarak kalp krizi riskini azaltmaktadır. HDL aynı zamanda damar duvarında plak oluşmasın­da önemli rol alan LDL oksidasyonunu da engellemektedir.

Risk faktörleri:

Bu üç ana lipidin kandaki seviyeleri eşit ağırlıkla genetik ve çevresel faktörler tarafından belirlenir. Besinlerden kolesterol alımı olmasa bile, karaciğer vü­cut için gerekli kolesterolü üretebilmekte­dir. Kırmızı et, sakatat, yumurta, süt ve süt ürünleri ve hayvansal gıdalar, kanda LDL ve trigliserit seviyelerini artırmaktadır. Özellikle oda sıcaklığında katı olan doymuş yağlar hiperlipidemi açısından risk taşı­maktadır. Bunların dışında alkol ve östro­jen tedavisi de kan trigliserit seviyelerinde artışa sebep olmaktadır.

Hiperlipidemi; di­yetle fazla miktarda yağ alımının dışında, şişmanlık, şeker hastalığı, tiroit bezinin az çalışması (hipotiroidi) , Cushing hastalığı, böbrek hasta­lıkları, doğum kontrol hapları, kortikosteroidler, diüretik ve beta blokerler gibi be­lirli ilaçların kullanımı ile de ilişkilidir.

Belirti ve bulgular:

Hiperlipidemi, aterosklerotik plak kan akımında azalmaya ne­den olmadıkça belirti ve bulgu vermez. Da­mar içerisindeki kan akımının azalmasında 2 önemli mekanizma söz konusudur.

Birin­cisi, ilerleyen zaman içerisinde damar du­varındaki plağın giderek büyüyerek damar­da darlığa yol açması ve buna bağlı olarak anjina olarak adlandırılan göğüste sıkıntı hissinin ortaya çıkmasıdır. Anjina genellik­le tipik olarak göğüsün ortasında, egzersiz­le veya stresle ortaya çıkabilen, dinlenmek­le veya dilaltı nitrat kullanımı ile geçen gö­ğüs ağrısıdır. Ağrı çeneye veya sol kola vu­rabilmektedir. Beyine giden damarların da­ralması sonucu bilinç kaybı, bayılmalar ve­ya felç izlenebilir. Ayaklara giden damarla­rın daralması sonucu, yolda yürürken ba­caklarda ağrı hissedilebilir.

İkinci mekaniz­ma ise, damar duvarındaki plakların yırtıl­ması sonucu ani olarak damarın tam olarak tıkanmasıdır. Bu durumda kan damarı içeri­sinde pıhtı oluşmaktadır. Kalp damarların­da meydana gelen pıhtı kalp krizine veya ani ölüme, beyin damarlarında meydana gelen pıhtı ise felce neden olmaktadır. Hiperlipidemik hastalarda iskemik damar hastalıkların dışında, akut pankreatit (pan­kreas bezinin iltihabı) ve ksantomatozis adı verilen vücutta yağ birikiminin yol açtı­ğı bezeler de bulunabilir.

Tedavi:

Hiperlipidemi tedavisi diyetle baş­lamaktadır. Diyet tedavisi iki basamak şek­linde önerilmektedir. Birinci basamakta, doymuş yağlar toplam kalorinin %10‘undan az olacak şekilde ve günlük kolesterol alımı 300 mg ile sınırlandırılmıştır. İkinci basamakta, doymuş yağlar toplam kalori­nin %7′sinden az olacak biçimde ve günlük kolesterol 200 mg ile sınırlandırılmıştır. Tüm yağlar sağlık için zararlı değildir. Yal­nızca doymuş yağlar kolesterol seviyelerini yükseltir. Tekli doymamış yağlara (zeytin­yağı, yerfıstığı) veya çoklu doymamış yağla­ra (mısır yağı, ayçiçek yağı) ağırlık verilme­lidir. Diyette zeytinyağının dışında, balık, sebze, meyveler, soya proteini ve liften zengin gıdaların bulunması önerilmekte­dir.

Diyetle kontrol altına alınamayan hi­perlipidemi hastalarına ilaç tedavisi başlan­malıdır. Statin adı verilen kolesterol düşü­rücü ilaçlar LDL kolesterolü yaklaşık %60′lara varan oranlarda azaltmaktadır. Statinler ayrıca trigliseritleri de düşürmekte­dir. Statinler ilk kez başlandığında hastala­rın karaciğer fonksiyon testleri [ (AST veya SGOT) , ( ALT veya SGPT) ]  belirli ara­lıklarla alınan kan örneklerinde incelenme­lidir. Tedavi sırasında şiddetli kas ağrıları meydana geldiğinde hemen hekime başvu­rulmalıdır. Statinlerin dışında fibratlar, niasin gibi diğer bir takım kolesterol düşürücü ilaçlarda kullanılabilir.

Öneriler:

20 yaşın üzerindeki bireyler kan kolesterol seviyelerine baktırmalıdırlar. Eğer normalse bu ölçümler her 5 yılda bir tekrarlanmalıdır. Kardiyovasküler hastalık­lar açısından risk altında olan kadın ve er­kek hastalar her yıl kan kolesterol değerle­rine baktırmalıdırlar. Özellikle felç riskini azaltmak amacıyla, kan basıncı ölçümleri bu hastalara mutlaka yapılmalıdır. Eğer kan basıncı yüksekliği saptanırsa, uygun biçim­de tedavi edilmelidir.

Hiperlipidemik has­talara, içiyorlarsa mutlaka sigarayı bırakma­ları önerilmelidir. Kiloyu azaltmak, LDL ko­lesterolü ve trigliserit seviyelerini düşür­mek, HDL kolesterolü yükseltmek amacıy­la hastalara düzenli egzersiz yapmaları tav­siye edilmelidir.

Fazla miktarda alkol tüke­timi, trigliseritleri ve kan basıncını artırdı­ğından dolayı, önerilmemelidir.

Seyir:

Yüksek kolesterol değerlerine sahip hastalar kilo vermek, diyet ve düzenli eg­zersiz yapmak gibi yaşam tarzı değişiklikle­rini ve yüksek olasılıkla ilaç tedavisini ya­şamlarının sonuna kadar sürdürmelidir. Kan yağ değerlerinin belirli periyodik ara­lıklarla izlenmesi gerekmektedir. Koleste­rol düzeylerinin düşürülmesi aterosklerotik hastalık sürecini yavaşlatacaktır