İdrar Kaçırma Neden Olur?

İdrar Kaçırma (Üriner İnkontinans) Nedir, Tanısı ve Tedavisi

 

İdrar kaçırma (üriner inkontinans); sosyal ya da hijyenik sorun haline gelen ve objektif olarak gösterilebilen istemsiz idrar kaçırmadır. Üriner inkontinans sık karşılaşılan bir sorundur. Kadınlardaki görülme sıklığı yaklaşık %50 olmakla beraber sıkıntı yaratan inkontinans sorgulandığında bu oran %8-36’ya düşmektedir. Bu oran erkelerde kadınlara göre daha düşüktür (%2-9). Üriner inkontinans yaşlandıkça daha da sık görülen yaygın bir durumdur.

İdrar kaçırmadan sıklıkla üretrada (idrarın mesaneden dışarı atılmasını sağlayan yol) bulunan sfinkter (kapak) denilen halka şeklindeki kaslar ve karın içini alttan sınırlayan ve pelvik (karnın en alt bölümü) organları destekleyen pelvik taban kaslarında oluşan hasar sorumlu olmakla beraber idrar kesesi, üretra, pelvik taban kaslan arasındaki sinir iletiminin ve sinir sistemindeki işeme ile ilgili merkezlerin sağlıklı çalışmaması da sorumlu olabilir. Bu durum erkeklerde genişleyen prostatın ya da prostata ilişkin diğer sorunların göstergesi de olabilir.

 

Birçok inkontinans nedeni ve şekli vardır:

Gerçek inkontinans, devamlı olarak ve idrarının geldiğinin farkına varmadan idrar kaçırmadır. İdrar yollarını ilgilendiren anatomik bozuklukların (ekstrofi vezika, epispadias, vezikovajinal fistül, ektopik üreter orifisi) varlığında, prostat ameliyatı ve doğum esnasında oluşabilen sifinkter yaralanmalarında, bazı doğuştan ve kazanılmış nörojenik hastalıklarda görülen mesane fonksiyon bozukluklarında gerçek inkontinans görülebilir.

Stres inkontinans, sfinkterdeki hafif bir zayıflık durumunda karın içi basıncın arttığı durumlarda (öksürme, gülme) idrar kaçırmadır. Genellikle çok ve zor doğum yapan kadınlarda görülür.

Urge (sıkışma) tarzında inkontinans, ani ve şiddetli idrar yapma isteğiyle birlikte idrar kaçırmadır. Özellikle akut sistitli (mesane enfeksiyonu) kadınlarda ve üst motor nöron bozukluklarında (nörolojik hastalıklarda) görülür. Bu durumlarda idrar kesesi kasları beyinde bulunan işeme ile ilgili merkezden iletilen “boşalt” mesajını beklemeden kasılır.

Taşma tarzında inkontinans, süreğen (kronik) idrar retansiyonu (birikimi) veya nörojenik mesanelerde görülebilir. Mesane içi basıncı üretral dirençle eşitlendiğinde idrar kaçırma başlar.

İdrar inkontinansına tanı konması kolaydır ve nedene bağlı olarak çoğunlukla tedavi edilebilir. Hastalığın hikayesi doğru tanı konulmasında en önemli kriterdir. İdrar yapma alışkanlığı ve inkontinansın zamanı, hangi sıklıkta olduğu, kaçırmayı tetikleyen faktör, kaçırma miktarı tanıda yol göstericidir. İşeme günlüğü adı verilen, en az 1 gün ancak tercihen 3 gün boyunca tutulan, 24 saatlik süre içinde aldığı sıvı miktarını, işeme ve kaçırma sayılarını, zamanlarını ve miktarlarını gösteren kayıt bu konuda yardımcı olacaktır. Kadınlarda jinekolojik muayene mutlaka yapılmalıdır. Bu işlemlerden sonra enfeksiyon açısından idrar tahlili ve kültürü yapılır.

 

İdrar kaçırmanın varlığını veya miktarını tespit etmek için kullanılan objektif testlerden biri ped testidir. Hastanın ped kullanması ve 24 saat içinde değiştirdiği pedleri getirmesi istenir. Pedlerin kuru ve ıslak ağırlıkları arasındaki fark hesaplanarak kaçırmanın varlığı ve miktarı saptanmaya çalışılır. Gerekli görülür ise mesane içine yerleştirilen bir kateter ile mesane doldurularak mesane dolma, kaçırma ve işeme basınçlarının bilgisayar yardımıyla kaydedilmesine imkan veren bir tetkik olan ürodinami yapılır.

 

İdrar kaçırma tedavisi, nedene ve inkontinans tipine göre yapılır. Tedavi yöntemleri arasında davranışsal yöntemler, pelvik taban kaslarının güçlendirilmesi, ilaçla tedavi ve cerrahi yöntemler bulunmaktadır. Sıvı alımının düzenlenmesi, mesanenin fazla dolmasına izin vermeden belirli aralıklarla boşaltılması, kilo verme ve aktivite modifikasyonu gibi davranışsal yöntemler ve pelvik tabanın kuvvetlendirilmesine yönelik yöntemler (Kegel egzersizleri, vajinal konuşlar, fizik tedavi, biofeedback ve elektrik stimülasyonu) ancak hafif inkontinanslarda yararlı olabilir. Bu tür ilaç ve cerrahi dışı tedavilere yanıt vermeyen sıkışma tarzında inkontinasın tedavisinde ilaç tedavisi, mesaneye botoks enjeksiyonu, nöromodülasyon ve mesane büyütme ameliyatları sırasıyla uygulanabilir.

 

Tedaviye yanıt vermeyen kadın stres inkontinansı için ilaç tedavisi ve cerrahi (periüretral enjeksiyon, retropubik askı, sling ve artifisyel sfınkter ameliyatları) uygulanmaktadır. Özellikle prostat ameliyatı sonrası gelişen inkontinans için cerrahi dışı tedavilere yanıtsız olgularda ameliyat (mesane boynu enjeksiyonu, erkek slingi ve artifisyel sfınkter ameliyatları) gerekebilmektedir.

 

İdrar kaçırma, yaşlıda:

Üriner inkontinans, sosyal ve hijyenik problem oluşturacak düzeyde, “istemsiz idrar yapımıdır”. Yaşlanmanın getirdiği olağan değişimlerin bir parçası değildir, her yaşta normal dışıdır.

 

Üriner inkontinans hastada; hijyen kaybına, komşu bölge cilt problemlerine, bası yaralarına, uyku bozukluklarına, psikolojik sıkıntılara, sosyal izolasyona, kendine güven ve saygı yitimine, düşme riskinde artışa, yaşam kalitesinin düşmesine, bakım evine yerleştirilme riskinde artışa, bakıcıda ise tükenmişlik ve depresyona neden olur.

Üriner inkontinans evdeki yaşlıların %10-15’ini, acil bakım verilen merkezlerdeki yaşlıların 1/3’ünü, bakımevlerindeki yaşlıların 1/2 sini etkilemektedir. En düşkün yaşlıda bile çoğunluğu tedavi edilebilir, tam şifa sağlanabilir. Bu nedenle her yaşlı hasta üriner inkontinans açısından sorgulanmalıdır.

Hastanede yatan hastaların 1/3’ünde, ayaktan başvuranların ise yaklaşık %50’sinde üriner inkontinans geçicidir. En sık görülen geçici üriner inkontinans nedenleri; enfeksiyonlar özellikle üriner sistem enfeksiyonları, üreme organlarının problemleri, ilaçlar, idrar çıkışında artış, hareketsizlik ve kabızlıktır.

Eğer inkontinans geçici ve işlevsel nedenler ortadan kaldırıldıktan sonra da devam ediyorsa alt üriner sistem gözden geçirilmelidir. Üriner inkontinansın tipi (aciliyet hissi ve yetişememe ile idrar kaçırma, stres-öksürme, hapşırma ile idrar kaçırma, taşma, miks), sıklığı, ciddiyeti, süresi, paterni (gece, gündüz, sürekli, ilaçları aldıktan sonra), eşlik eden belirtiler (ıkınarak idrar yapma, tam boşalamama, idrarda yanma, idrarda kanama varlığı), bağırsak alışkanlığında veya seksüel işlevlerde bozulma olup olmadığı mutlaka sorgulanmalıdır. Üriner inkontinans tipine göre uygun tedavi seçilmelidir.

 

 

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz