Meme Başı Akıntısı

Meme Başı Akıntısı Nedenleri, Tedavisi:

 

Meme başından olan akıntıları “süt kıvamında” ve “süt kıvamı dışında” olmak üzere iki grupta incelemek akıntı nedenlerini ve yaklaşımları daha kolay anlamamıza yardımcı olacaktır.

 

Meme başı akıntısının nedenleri:

A. Meme başından süt gelmesi:

Memelerin gelişmesini ve süt yapımını beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan ve prolaktin denilen bir hormon uyarır. Memelerden süt gelmesi ister normal (fizyolojik) olsun, ister anormal olsun temelde prolaktin fazlalığına bağlıdır, yani hormonal kaynaklıdır. Hormonal uyarı iki memeyi de eşit olarak etkilediği için akıntı genellikle her iki meme başından ve meme başına açılan birkaç kanaldan birden görülür. Doğumdan sonra anne memesinden süt gelmesine lak-tasyon denir ve beklenilen, fizyolojik bir durumdur. Ergenlik dönemine giren genç kızlarda da meme başından süt gelebilir ve bir hastalık belirtisi değildir. Yumurtalıkların alınması sonrasında ortaya çıkan meme büyümelerinde, hipofiz bezi tümörlerinde, tiroid bezinin az çalıştığı durumlarda (hipotiroidi), sirozda ve böbrek yetmezliğinde, başta yatıştırıcılar olmak üzere bazı ilaçların kullanımı ile ortaya çıkan prolaktin fazlalığına bağlı olarak da meme başından süt gelebilir.

 

B. Meme başından süt dışında olan akıntılar:

Kadınların memelerinde erişkin yaşamları süresince süt verme dönemi dışında da bir miktar sıvı salgılanması olur. Süt verme döneminde olmayan kadınlarda meme başındaki kanallar, dökülen ölü hücrelerle tıkandıkları için meme başından sıvı akıntısı olmaz. Salgılanan bu sıvı, büyük süt kanallarından emilerek kan dolaşımına geçer. Ancak meme kanallarının içinde veya dışında oluşan tümörler, kistler veya diğer meme hastalıkları sonucunda kanallar içindeki basınç artar ve meme başı akıntısı olabilir. Ayrıca memenin veya meme başının sıkılmak, emilmek gibi yollarla uyarılması ile tıkacın tutunma gücü azalabilir ve böylece az ya da çok miktarda meme başı akıntısı olabilir. Bu durum bir hastalık belirtisi değildir.

Meme başından süt dışında olan akıntıların en sık nedeni süt kanalları içinde oluşan ve papillom olarak adlandırılan bir çeşit meme tümörüdür. Papillomlar genellikle tektir ve meme başına yakın büyük süt kanallarında bulunurlar. Meme başı akıntılarının %50’si bu nedenle oluşur. Tek olan papillomlar iyi huyludurlar, ancak bu tümörün yaygın görülmesiyle karakterli papillomatozis olarak bilinen tipinde meme kanseri gelişmesi riski söz konusudur. Meme başı akıntısına yol açan diğer sık nedenler ise duktal ektazi denilen süt kanallarının genişlemesi, memedeki fibrokistik değişiklikler ve meme kanseridir. Meme hastalıklarına bağlı meme başı akıntıları hormonal nedenli olanların aksine genellikle tek meme başından ve meme başındaki birkaç kanaldan değil, genellikle bir veya iki kanaldan olur.

 

Meme Başı Akıntısına Yaklaşım:

A. Meme başından süt gelmesinde yaklaşım:

Süt gelen meme başı akıntılarında en önemli nokta hormon salgılayan bir hipofiz ya da böbrek üstü bezi tümörü olmadığının kanıtlanmasıdır. Bunun için hormon düzeyleri ve görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Değerlendirme için bir genel cerrah veya bir endokrin hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

 

B. Meme başından süt dışında olan akıntılara yaklaşım:

Bu şekilde olan meme başı akıntılarının bir genel cerrah tarafından değerlendirilmesi temel prensiptir ve böyle bir akıntının varlığında meme kanseri olmadığının gösterilmesi gerekir. Bunun için öncelikle detaylı bir öykü alınmalı ve dikkatli bir meme muayenesi yapılmalıdır. Hastanın risk faktörleri ve yaşı göz önüne alınarak mamografi, meme ultrasonografisi veya meme MR’ı gibi meme görüntüleme yöntemleri seçimi yapılır. Meme başı akıntısına muayene veya görüntüleme ile saptanan bir kitle eşlik ediyorsa meme kanseri riski özellikle yüksektir. Meme başı akıntısının rengi saydam, sarı gri, yeşil, kanlı, bulanık olabilir. Akıntının kıvamı da çok değişiklik gösterebilir. Özellikle kanlı akıntı kanser riskini akla getirse de yalnızca akıntının şekline ve rengine bakarak kanser ayırımını yapmak son derece yüzeysel bir yaklaşımdır ve üzücü hatalara yol açabilir.

 

Tanı:

Meme başından bir kateter yerleştirilerek buradan yıkama yapılarak elde edilen hücreler bir cama yayılarak mikroskop altında incelenebilir ve kanser hücreleri olup olmadığına bakılabilir. Ancak bu yöntem henüz çok güvenilir sonuçlar vermemektedir. Tanı konulmasında yardımcı diğer bir yöntem meme başından ince bir kateter yerleştirilerek verilen boyalı bir maddeyle meme kanallarının görüntülenmesidir (duktografı veya galaktografı). Diğer bir yöntem de meme başından ince, esnek bir fiberoptik kateter sokularak kamera ile doğrudan kanalların içi görüntülenebilir (duktoskopi).

 

Tedavi:

A. Meme başından süt gelmesi:

Eğer tedavi gerekliliğine karar verilirse prolaktin salgılanmasını önleyen ilaçlar öncelikle denenir. Eğer bir hipofiz tümörü varsa bu durumda da ilaç tedavisi ilk aşamada tercih edilmektedir. İlaç tedavisinden yarar görmeyen hastalarda cerrahi veya radyoterapi diğer seçeneklerdir.

B. Meme başından süt dışında olan akıntılar:

Eğer akıntı meme kanallarındaki genişlemeye veya kanalı tıkayan meme tümörlerine bağlıysa cerrahi bir girişim yapılarak hastalıklı kanalların çıkartılması gereklidir. Bu ameliyat sonrasında meme şeklinde, emzirmede veya meme başı duyarlılığında bir bozulma olmaz. Meme kanserine bağlı akıntılarda ise buna yönelik karmaşık bir tedavi süreci başlatılır.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz