Osteomalazi

Osteoporoz gibi metabolik bir kemik hastalığıdır. Eğer iyi ayırıcı tanı yapılmazsa osteoporoz sanılarak hatalı tedavi edilirler.
Bu nedenle metabolik kemik hastalığı olan yani osteoporoz (kemik erimesi), osteomalazi (kemiğin mineralizasyon bozukluğu), hiper veya hipoparatiroidizmi olan bireylerin endokrinoloji kliniklerinde değerlendirilmesi, tedavi edilmesi gerekir. Ülkemizde maalesef bu grup hastalıklar ortopedi kliniklerinde, fizik-tedavi kliniklerinde hatta kadın-doğum kliniklerinde tedavi edilmektedir. Osteomalazi basit tanımıyla çocuklarda raşitizm denilen hastalığın yetişkinlerde görülen şeklidir.

Risk faktörleri:
Dengesiz beslenme (yeterince kalsiyum ve fosforlu gıda tüketmeme), cilt problemleri veya giyinme tarzı nedeniyle güneş ışığından yeterince faydalanamama, gündüz kapalı yerde çalışma, uzun süreli ishal, ailevi olarak D vitamininin etkisizliği, böbrek yoluyla fazla miktarda fosfor kaybı önemli nedensel faktörlerdir.
Osteomalazi en sık kalsiyum eksikliğinden veya seyrek olarak da vücuttan fazla fosfat kaybı sonrası ortaya çıkar. Fosfat kaybı ile gidenler genellikle doğuştan veya tümöre bağlı olarak ortaya çıkarlar.

Yaş: D vitamini emilimi ve aktivasyonunun iyi olmadığı ileri yaşlarda daha sıktır. Fakat her yaşta ortaya çıkabilir. Kadınlar erkeklerden daha fazla etkilenir.

Belirti ve bulgular:
Halsizlik, yorgunluk, kas ağrıları, kramplar ile kendisini gösterir. Kalsiyum seviyesinin çok düşmesi sonucu kasılmalar, tetani ve konvulsiyonlar (nöbet) ortaya çıkabilir. Hastalık ilerledikçe ciddi kemik ağrıları, yürüme bozukluğu ve hafif bir travma ile ya da kendiliğinden ortaya çıkan kırıklar tabloya eklenir. Hastalarda en tipik bulgular kemik bozukluklarıdır. Kemik bozuklukları yaşa göre değişir. Çocukluk ve erken yetişkinlik devrelerinde şekil bozuklukları daha fazla iken ileri yaşlarda kırıklar ön plana çıkar.
Erken yaşlarda ortaya çıkan ve uzun süre tedavi edilmemiş osteomalazilerde bacak kemiklerinin bozulması sonucu içe ya da dışa doğru eğrilikler olabilir ve hastalarda ördekvari paytak bir yürüyüş dikkati çeker. Göğüs kemiklerinde kırıklar olursa solunum problemleri ortaya çıkabilir.

Tanı:
Kanda kalsiyum ve fosfor seviyelerinin düşük olması bu tanıyı akla getirmelidir. Sadece fosfor düşüklüğü olanlarda idrarda fosfor atılımının yüksek olması tanı koydurucudur. Alkalen fosfataz denilen kemik enzimi yüksek bulunur. Vitamin D seviyeleri düşük, kan kalsiyumunu düzenleyen paratiroid hormon seviyeleri yüksektir. Kemik grafılerinde kemiğin mineralizasyon bozukluğuna yani kemikte yeterince kalsiyum-fosfat kristalinin çökmemesine ait bulgular, yalancı kırıklar veya tam tanklarla kemik deformiteleri dikkati çeker. Bu tabloyu halk arasında kemik erimesi denilen osteoporozdan ayırdetmek gerekir. Çünkü bu hastalarda kemik yoğunlukları kemiğin mineralizasyonunun bozulmasına bağlı olarak düşüktür. Çoğu kez hastalar osteoporoz ilaçları ile tedavi edilmeğe başlandığında tablo daha da kötüleşir.

Tedavi:
Yüksek doz D vitamini ve yeterli kalsiyum alınması gerekir. Kalsiyum seviyeleri normale döndükten sonra D vitamini dozu azaltılabilir. Nedeni ortadan kaldırmak gereklidir. Fosfor kaybı ile giden osteomalazilerde ise yüksek dozda fosfor verilerek kayıp yerine konmağa çalışılır, bu arada fosfor emilimini artırmak için de aktif D vitamini verilir.

Seyir:
Teşhis edilmeyen vakalarda hipokalsemiye bağlı gelişen konvulsiyonlar ve kasılmalar sırasında hasta kaybedilebilir. Ağır kalsiyum düşüklüğünde kalp aniden durabilir. Kalsiyum yaşam için elzem bir elementtir. Hastalık ne kadar erken fark edilip tedavi başlanırsa kalıcı kemiklerde şekil bozuklukları ortaya çıkma riski o kadar az olur. Geç fark edilen hastalarda kemik şekil bozukluklan nedeniyle sonraki yıllarda hastanın günlük yaşamı zorlaşabilir.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz