Prostat Büyümesi Tedavisi

Pros­tat Büyümesi (Benign Prostat Hiperplazisi = BPH):

Prostat; erkek üreme sis­teminin bir bezidir. Yaklaşık 20 gram civa­rında, bir kestane büyüklük ve şeklindedir. Üretra adı verilen ve mesanede (idrar tor­basında) biriken idrarın boşalmasını sağla­yan kanalın mesane altındaki kısmını çev­reler.

Yaş: Bir erkek 40 yaşını, özellikle de 60 ya­şını aştıktan sonra prostat bezinde kanser olmayan tipte büyüme oluşur. Benign (iyi huylu/selim) Prostat Hiperplazisi gelişme riski yaşla beraber artar. Seksen yaşındaki erkeklerin yaklaşık %80’inde selim prostat büyümesi mevcuttur. Ancak, erkeklerin sa­dece %40-50’sinde selim prostat büyümesine bağlı belirtiler ortaya çıkar.

Belirti ve bulgular:

Büyüyen prostat bezi, geçen üretrayı sıkıştırır ve mesane­nin idrarı boşaltmasına engel olarak bazı sorunlara neden olur. Bu sorunlar, idrar akım gücünde ve kalibresinde azalma, id­rar yapmaya başlama güçlüğü, kesik kesik idrar yapma, gün boyu sık aralıklarla, gece­leri ise birden çok idrara çıkma, idrarın sa­çılarak çıkması, idrar sonrasında tam boşal­mama hissi şeklinde ortaya çıkabilir. Eğer idrar yolları enfeksiyonu gelişirse, idrar ya­parken yanma ve ağrı olabilir. Bazen ani­den hiç idrar yapılamaz hale gelinebilir ya da yavaş yavaş mesane ve hatta böbrek ha­sarı gelişebilir.

Tanı:

Hastadan alınan hikaye, parmakla rektal muayene (makattan yapılan muayene), 10 yıldan fazla yaşam bek­lentisi olanlarda kanda PSA testi, idrar tet­kiki ve gerekli görülürse idrar akış hızı tes­ti ile tanı konur.

Tedavi:

Eğer yakınmalar hastanın yaşamını olumsuz yönde etkileyecek kadar şiddetli ise selim prostat büyümesinin tedavi edil­mesi gerekir. Tedavi seçimi hastanın şika­yetlerinin değerlendirildiği özel anket ka­ğıtları (Uluslararası prostat semptom skoru

IPSS) eşliğinde yapılmalıdır. Bu formlar değerlendirildikten sonra hasta şikayetleri az, orta ve çok olarak sınıflandırılır ve teda­vi seçimi yapılır. Tedavide temel prensip hasta yakınmalarına uygun ve doğru tedavi şeklini seçmektir. Prostatın büyüklüğü has­tanın yakınmaları ile doğru orantılı olmaya­bilir.

Tedavi Seçenekleri:

 

1. Gözlem: Hastanın yakınmaları az derece­de ve IPSS skoru düşük ise, bekleyerek gözleme programına karar verilebilir. Hasta, yılda bir muayene edilir ve yakın­malarının daha kötüye gidip gitmediği belirlenir.

 

2. İlaç Tedavisi:

 

a. Alfa Blokörler: Prostat içerisindeki kas­ların gevşemesine ve hastaların yakın­malarında önemli oranda azalmaya ne­den olurlar. Prostatı küçültmeden etki gösterirler. Kullanımları kesildiğinde etkileri de kalıcı olmaz. Baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk hissi, tansiyon düşmesi, ayağa kalkmada güçlük ve retrograd ejakülasyon (meninin idrar torbasına kaçması) gibi yan etkileri vardır. Doksazosin, Terazosin, Tamsulosin

ve Alfuzosin ülkemizde bulunan alfa blokör ilaçlardır. Bu ilaçlar BPH belirtilerini azaltmakla beraber hiçbiri cerrahi tedavi kadar başarılı değildir.

b. 5-Alfa Redüktaz İnhibitörleri: Finasterid ve Dutasterid bu gruptaki ilaçlar­dır. Prostatın küçülmesine neden ola­rak yakınmalarda iyileşme sağlarlar. İlacın tam etki göstermesi 3 ile 6 ay alabilir. Finasteride, prostat kanserini saptamada yardımcı olan kan prostat spesifik antijen (PSA) miktarını düşü­rür. Önemli yan etkileri hastaların %5-30’unda ereksiyonda (sertleşmede) güçlük, cinsel istekte azalma ve cinsel ilişki sonrasında salınan semen mikta­rında azalma olarak özetlenebilir.

3. Cerrahi Tedavi: Selim prostat büyümesi­ne bağlı olarak bazı sorunlar gelişmiş olan hastalarda cerrahi tedavi önerilir. Bu sorunlar, hiç idrar yapamama, böb­reklerde hasar gelişmesi, sık idrar yolları enfeksiyonu, ciddi kanama, mesanede taş gelişmesi ve yakınmaların hasta yaşa­mını ciddi olarak olumsuz yönde etkile­mesi şeklinde ortaya çıkabilir. Cerrahi te­davi diğer tedavi seçenekleri ile karşılaştırıldığında yakınmaların düzelmesinde en yüksek şansa sahiptir.

Selim prostat büyümesi tedavisinde üç tip cerrahi te­davi kullanılır:

a. Endoskopik (kapalı) ameliyatlar:

  • Transüretral Prostat Rezeksiyonu (TURP): BPH tedavisinde en sık kul­lanılan ve en etkin olduğu kanıtlan­mış cerrahi yöntemdir. Kapalı pros­tat ameliyatı olarak da bilinir. Anes­tezi altında penisin ucundaki üretra ağzından özel bir enstrüman ile giri­lerek prostat parçalar halinde çıkar­tılır. TURP sonrası hastalar 2-3 gün sondalı kalırlar. Yakınmalar TURP’dan hemen sonra düzelir.
  • Transüretral Prostat İnsizyonu (TU-IP): Prostat dokusu çıkarılmadan geçirilen özel bir enstrü­man ile kapalı olarak prostat bezin­de bir veya iki derin çizik yapılır. Bu çizikler idrar yapmayı kolaylaştırır. Büyük olmayan prostatlarda uygula­nır. Genç hastalar ve çocuk sahibi olmayı düşünen kişiler için uygun bir yöntemdir.
  • Lazer Prostatektomi: “Green light PVP” selim prostat büyümesi olan hastalarda lazer kullanılarak uygula­nan endoskopik (kapalı yöntem) bir ameliyattır. Kullanılan lazer ışını ye­şil ışık veren bir enerji hüzmesidir. Hu enerji prostat dokusunun 1-2 mm derinliğindeki bölümünün bu­harlaşarak yok olmasına neden olur. Bu sırada kanama kontrolü de kendi­liğinden sağlanır. Bu yöntem ile ya­kınmalar hızla düzelir. Hastaneye ya­tış gerektirmeden uygulanabilir. Di­ğer ameliyatlara göre hastanın son­dası erken çıkartılır.
  • Elektrovaporizasyon: Standart TURP operasyonunun yeni geliştirilen bir formudur. Prostat dokusu şiddetli elektrik enerjisi ile tahrip edilir. Standart TURP işlemine kıyasla daha az kanama görülür. Ancak uzun dö­nem yarar ve riskleri henüz bilinme­mektedir. Prostatron ve TUNA, üretradan yerleştirilen kateter aracılığı ile mikrodalga enerjisi (Prostatron) veya radyofrekanslı enerji (transü-retral iğne ablasyonu, TUNA) kulla­nılarak prostatın ısıtılması prensibi­ne dayalı tedavi yöntemleridir. Yan etkileri TURP’a göre daha az olmak­la beraber uzun dönem sonuçları TURP kadar başarılı değildir. Prostatik stentler, operasyon olamayacak kadar riskli kalp, akciğer vs. gibi has­talığı olanlarda ve diğer tedavi ola­naklarının başarısız olduğu durum­larda kullanılır. Stentler,idrar kanalı­nı açık tutan küçük aletlerdir.

b. Prostatektomi: Prostatektomi (ameliyatla prostatın çıkartılması) prostat çok bü­yükse veya beraberinde mesane taşı varsa açık prostatektomi yapılır. Karın alt kesimi kesilerek içerdeki prostat çı­karılır.

Seyir:

Bütün bu tedavi yöntemleri, yakın­maları belli oranlarda düzeltirler. TURP en yüksek oranda, bekleyerek gözleme ise en düşük oranda iyileşme sağlar. Bekleyerek gözlemleme programına alınan ya da ilaç tedavisi kullanan hastaların yakınmaları da­ha da şiddetlenirse cerrahi tedaviye karar verilebilir.

Tedaviden önce hastanın yakın­maları ne kadar şiddetli ise, TURP işlemin­den o kadar çok fayda görür. Eğer prostat yeniden büyürse ya da idrar kanalında da­ralma olursa yeniden cerrahi gerekebilir. TURP’dan sonraki 8 yıl içinde hastaların ikinci bir ameliyat gerekebilir.