Psikotik Bozukluklar

Bu bölümde şizofreni dışındaki birincil psikotik bozukluklar arasında yer alan şizoaffektif bozukluk, şizofreniform bozukluk, kısa psikotik bozukluk ve sanrılı bozukluğa yer verilecektir. Ancak psikotik belirtilerin diğer psikiyatrik (örneğin depresyon veya mani ataklarıyla seyreden duygudurum bozuklukları, kişilik bozuklukları, demans ve deliryum gibi bilişsel bozukluklar) ve tıbbi rahatsızlıklara (madde kullanımıyla veya enfeksiyonlar, nörolojik, metabolik/toksik ve diğer nedenlerle ilişkili) eşlik edebileceği akılda tutulmalıdır.

 

Yaş: Şizoaffektif bozukluk da şizofreni gibi genellikle gençlik çağında başlar ve başlangıç yaşı erkeklerde daha erkendir. Bu bozukluğun depresif tipi yaşlı hastalarda gençlerden daha fazla, iki uçlu tipi ise genç erişkinlerde yaşlılardan daha fazladır. Şizofreniform bozukluk da en sık ergenler ve genç erişkinlerde görülmektedir. Kısa psikotik bozukluk da genelde genç hastalarda (20’li ve 30’lu yaşlar) görülür. Sanrılı bozukluğun ise ortalama başlangıç yaşı 40, yaş aralığı ise 18-90’dır.

Cinsiyet: Şizoaffektif bozukluk kadınlarda daha fazla görülmektedir. Şizofreniform bozukluğun cinsiyet oranlan ile ilgili bilgi yetersizdir. Kısa psikotik bozukluk ve sanrılı bozukluğun kadınlarda bir miktar daha fazla görüldüğü yönünde sınırlı veriler bulunmaktadır.

 

Risk faktörleri:

Şizoaffektif bozukluğun nedenleri belli değildir, ancak gerek psikoz gerek duygu durum bozukluklarından sorumlu ve aralarında güçlü bir genetik bileşen ve diğer biyokimyasal faktörlerin bulunduğu nedenler gelişiminde rol oynayabilir. Bu bozukluğun şizofreninin veya bir duygu durum bozukluğunun bir türü mü olduğu, her ikisinin de eş zamanlı görülen bir biçimi mi olduğu, yoksa ayrı bir bozukluk mu olduğu net değildir. Sanrılı bozukluğun da nedenleri bilinmemektedir ancak belli beyin yapılarının işlev bozukluğu üzerinde durulmaktadır. Sanrıların gelişimiyle ilgili psikodinamik teorilerde karşıt tepki kurma, yansıtma ve yadsıma gibi belli savunma mekanizmalarının üzerinde durulmaktadır. Sanrıların gelişimi sosyal, duyusal izolasyon, sosyo-ekonomik durum ve kişilik bozukluğu gibi çok sayıda faktörlerle de ilişkilendirilmiştir. Kısa psikotik bozukluğun da nedenleri net değildir, ancak gelişiminde yine biyolojik, psikolojik bir yatkınlık ve stresli yaşam olayları öne sürülmektedir.

 

Belirti ve bulgular:

Şizoaffektif bozukluk, şizofreniform bozukluk, kısa psikotik bozukluk ve sanrılı bozuklukta şizofrenide görülen türde psikotik belirtiler, yani ön planda sanrılar ve varsanılar görülmektedir. Şizoaffektif bozuklukta hem psikotik, hem de duygu durum bozukluklarında (mani ve depresyon) görülen belirtiler bir arada veya arka arkaya görülmektedir. Şizofreniform bozukluk çoğunlukla hızlı başlangıçlıdır ve şizofrenideki pozitif, negatif ve dezorganize tüm belirti grupları görülebilir. Kısa psikotik bozukluk da genellikle ani başlangıçlıdır. Sanrılar, varsanılar, dezorganize konuşma veya davranış, donakalım davranışlarından herhangi birisi görülebilir. Bu bozuklukta daha süreğen seyirli şizofreni gibi psikotik bozukluklara göre; şaşkınlık, dikkat bozukluğu ve duygulanım belirtileri fazladır. Sanrılı bozukluktaki sanrıların şizofrenide görülenlerden en önemli farkı; gerçek yaşamda da bulunabilecek türden garip olmayan sanrılar olmalarıdır. Bu sanrıların izlenme, zehirlenme, hastalık bulaştırılma, uzaktan sevilme, eşi veya sevgilisi tarafından aldatılma veya bir hastalığı olma gibi içerikleri bulunur. Sanrıların içeriği ile ilişkili dokunma veya koku varsanılarıda bulunabilir. Çok az sayıda hastada diğer varsanılar da bulunabilir ve bunlar daha çok işitme varsanılarıdır.

 

Tanı:

Bu hastalıkları birbirinden ayıran belli özellikler vardır ve tanıları öykü ve muayene bulgularına dayanarak koyulmaktadır. Tanı koyulmasında yardımcı özgül laboratuvar testleri yoktur. Şizoaffektif bozuklukta şizofreni benzeri bir sürecin büyük bir bölümünde (sürecin %15-20’sinde) ek olarak depresyon veya mani ataklarının bulunması ve tek başına psikotik belirtilerin bulunduğu en az 2 haftalık bir sürenin olması söz konusudur. Sadece depresyon atakları olan depresif tipi ve iki uçlu bozukluktaki gibi mani veya mani ve depresyon atakları ile seyreden iki uçlu tipi bulunmaktadır.

Şizofreniform bozuklukta şizofreniye benzer bir hastalık süreci vardır, ancak hastalık süresi 1-6 aydır. Kısa psikotik bozukluk tanısı için belirtiler 1-30 gün sürmelidir. Sanrılı bozuklukta ise en az 1 ay süren ve garip olmayan sanrılar vardır. Sanrılı bozuklukta önde giden sanrı tiplerine göre erotomanik tip (genellikle daha yüksek konumda birisinin kendisine aşık olduğuna ilişkin sanrılar), grandiyöz tip (çok değerli, güçlü, bilgili, özel biri olduğuna, kutsal bir güç veya ünlü bir kişi ile özel bir ilişkisi olduğuna ilişkin sanrılar), kıskançlık tipi (eşinin aldattığına ilişkin sanrılar), kötülük görme tipi, (kendisine veya yakın birisine bir şekilde kötü niyetli davranıldığına ilişkin sanrılar), somatik tip (bedensel kusurunun veya genel tıbbi bir bozukluğunun olduğuna ilişkin sanrılar), karışık tip (yukarıda bahsedilen birkaç tip sanrı bir arada ancak hiçbiri daha belirgin değil) ve belirlenmemiş tip tanımlanmaktadır. Sanrılı bozuklukta garip, dağınık davranışlar bulunmaz ve hastanın işlevselliği sanrıların etkisi olan alanlar dışında korunmuştur.

Tedavi:

Bu bozuklukların hepsinde psikotik belirtiler antipsikotik ilaçlarla tedavi edilir. Ayaktan tedavi mümkün olmakla beraber, ani başlangıçlı, ağır psikotik belirtileri olan ve çok dağınık hastalarda hastaneye yatırarak tedavi tercih edilir. Antipsikotiklerin kullanım süresi tanıya bağlıdır. Şizofreniform bozukluk ve kısa psikotik bozuklukta belirtiler yatıştıktan bir süre sonra (örneğin 6 ay) tedavi kesilebilir. Sanrılı bozuklukta uzun ve muhtemelen sürekli tedavi gereklidir. Şizoaffektif bozuklukta ek olarak duygu durum düzenleyici ilaçlar ve/veya antidepresanlardan da yararlanılabilir, dirençli olgularda elektrokonvülzif tedaviye (EKT) başvurulabilir. Tüm psikotik bozukluklarda bireysel, grup veya aile terapileri gibi çeşitli psikoterapiler de kullanılmaktadır.

Seyir:

Şizoaffektif bozuklukta ön plandaki belirtiler şizofreni ağırlıklı ise bunun daha kötü, duygudurum ağırlıklı ise daha iyi seyre işaret ettiği gösterilmiştir. Grup olarak şizoaffektif bozukluk hastaları şizofreni hastalarından daha iyi ve duygu durum bozukluğu hastalarından daha kötü seyire sahiptir. Şizofreniform bozukluk hastalarında %60-80’e varan oranlarda şizofreniye ilerleme, küçük bir bölümünde ise tek bir ataktan sonra düzelme bildirilmektedir. Kısa psikotik bozukluk tanımı nedeniyle iyi gidişli bir rahatsızlıktır, ancak yine de hastaların yansına yakınında daha sonra süreğen psikiyatrik bozukluklar (örneğin şizofreni veya duygu durum bozuklukları) gelişebilmektedir. Sanrılı bozuklukta hastaların %50’si uzun dönemde düzelmekte, %20’sinde belirtilerde azalma görülürken, %30’unda değişiklik olmamaktadır.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz