Romatoid Artrit

Romatoid Artrit Hastalığı Nedir?

Romatoid Artrit Belirtileri Nelerdir? Romatoid Artrit  Tahlilleri Nelerdir? Romatoid Artrit Tedavisi?

Romatoid artrit nedeni bilinmeyen, eklemlerdeki iltihabi dokunun kontrolsüz bir şekilde eklemlerde hasara yol açması ve zamanla şekil bozuklukları oluşturması ile karakterli uzun süreçli bir hastalıktır. Eklemlerde fonksiyon kaybına neden olarak sakatlığa yol açabilir. Eklem harabiyetinin büyük kısmının ilk 2 yıl gibi erken dönemde geliştiğinin fark edilmesi, tedavi yaklaşımının değişmesine, erken dönemde yoğun tedavi uygulamanın öneminin anlaşılmasına neden olmuştur. Dünyada, ortalama %0.5-1 ile en sık görülen iltihabi eklem hastalığıdır.

Yaş ve cinsiyet:

Kadınlarda, 40-60 yaş arasında en sık ve erkeklere göre 2-3 kat daha fazla görülürken, 60 yaş üzerinde cinsiyet farkı azalır.

 

Risk faktörleri:

Çoklu genetik faktörlerin hastalığın ortaya çıkışında rolü olduğu düşünülmektedir. Bunlar içinde en iyi bilineni HLA DR4 allelleri ile ilgilidir. Tek yumurta ikizlerinde (%15), çift yumurta ikizlerine göre (%4) daha sık görülür.

 

Hastalık oluş mekanizması:

Hastalığın ortaya çıkışında hücresel ve hümoral bağışıklık sistemlerinin rolü vardır. Vücudun kendi moleküllerine karşı geliştirdiği bir antikor olan romatoid faktör (RF), ortalama %80 hasta serumunda pozitif bulunur. Enfeksiyöz ajanların hastalığı tetiklemede rolü olduğu düşünülmektedir.

 

Belirti ve bulgular:

Klinik bulguların ortaya çıkışı çeşitlilik göstermekle birlikte, çoğu hastada sinsi bir başlangıç vardır ve kesin tanının konulması aylar alabilir. En önemli bulgu eklemlerde ağrı, tutukluk ve şişliktir. El, ayak küçük eklemlerinin tutulumu hemen her hastada vardır. Genellikle ilk başlama yeri de el eklemlerinde olur. Diz, dirsek, omuz eklemleri sıklıkla tutulur. Boyun eklem tutulumu bir başka karakteristik bulgusu ve sık tutulum yerlerinden biridir. Çene eklemleri, orta kulak küçük eklemleri, laringeal (yutak) eklemler tutularak; ağrılı çiğneme, ağız açılmasında kısıtlanma, işitme azalması ve ses kısıklığına neden olabilir.

 

Erken dönemde eklemlerde sıvı toplanması, belli belirsiz kızarıklık ve dokunmakla duyarlılığa, hastalık ilerledikçe kalınlaşma da eklenir. Uygun tedavi almayan hastalarda ileri dönemlerde eklem hareketlerinde kısıtlanma, kısmi çıkıklar ve eklemin donması (hareketsiz hale gelmesi, ankiloz) ile hastalığa özgü şekil bozuklukları gelişir ve sakatlıkla sonlanır.

 

Simetrik eklem tutulumu, karakteristik bir bulgusudur. Aktif hastalık eşliğinde halsizlik, yorgunluk, hafif ateş, kilo kaybı, bazen depresyon görülür. Bir saatin üzerinde sabah tutukluğu, aktif hastalığın tipik bir bulgusudur.

 

Romatoid nodüller %25-30 hastada pozitiftir. Basıya maruz kalan yerlerde sık görülür. Aktif hastalığa hafif kansızlık, kan pulcukları sayısında artış eşlik eder. Eklem bulguları dışında deri, göz, akciğer, kalp, böbrek tutulumu ile ilgili bulgular, bazı hastalarda karaciğer testlerinde yükselme, damar iltihabı bulguları bulunabilir. Lenfoma ve lösemi romatoid artritli hastalarda normal popülasyona göre 2-3 kere fazla görülmektedir.

 

Tanı:

Klinik bulgular eşliğinde laboratuvar ve radyolojik bulgular ile konur.

 

Tedavi:

Eklemde yıkıcı değişiklikler oluşmadan erken, agresif (yoğun) tedavinin öneminin anlaşılması ile; hastalığın ilerleyici gidişinin önlenmesine yönelik hastalık modifiye eden ajanların (Disease Modifying Antirheumatic Drugs = DMARD) kullanımı, yıkıcı değişiklikler ortaya çıkmadan hastalığı kontrol etme imkanı sağlamıştır. Etki mekanizmaları çeşitlilik gösteren hastalık modifiye eden ajan grubu ilaçlarla; yangıya (inflamasyon) bağlı belirtilerin giderilmesi yanında, hastalık gidişi ve erozyonların (eklem yıkımının) yavaşlatılması veya daha iyisi durdurulması amaçlanmaktadır. Bu etkinin ortaya çıkışı ve ilaç kesildikten sonra kaybolması haftalar ve aylar içinde olmaktadır.

Metotreksat dahil bugün bilinen bütün ajanlarla monoterapi (tek ilaçla tedavi), etki yetersizliği nedeniyle yerini kombinasyon (ilaçların birlikte kullanılması) tedavilerine bırakmıştır. Tedavide amacın klinik, laboratuvar ve radyolojik olarak sıfır aktivite, yani tam remisyon olduğu unutulmamalıdır. Buna göre konvansiyonel ajanlarla (hastalık modifiye eden ajanlar) üçlü kombinasyon tedavisi, ikiliye göre daha iyi sonuç vermektedir. Hastalık yatıştıktan sonraki takiplerde, ilaç dozlarında yapılan azaltmalar ile hastalığı kontrol edebilen en düşük dozlarda idame tedavisine (koruma, devam tedavisi) geçilmelidir. Şimdiki halde tedavinin, sürekliliği gerekmektedir. İlaç kesilirse hastalık bir süre sonra tekrarlar. Tedaviye dirençli hastalıkta biyolojik ajanların kullanıma girmesi önemli bir aşama olmuştur. Yan etkileri ve maliyetlerinin yüksek oluşu kullanımlarını kısmen sınırlamaktadır.

 

Seyir:

Tedavi almayan hemen hemen bütün romatoid artritli hastalarda hastalık ilerleyicidir ve eklemlerde fonksiyon kaybı ile sonlanır. Ancak bazı hastalarda bunun gelişmesi, ilk bir kaç yılda önemli derecede sakatlık bırakacak dereceye ulaşırken, bazılarında 10 yıl gibi uzun bir süreye yayılır. Ancak yoğun kombine tedavi uygulanmasına rağmen tedaviye dirençli, yaklaşık %15-20 oranında bir hasta grubu vardır ki bunlarda remisyonun standart tedavilerle sağlanması güçtür. Bazı bulgular eşliğinde hastalık seyri ve sonucunun genellikle daha ağır olduğu görülür. Romatoid faktör ve romatoid nodul varlığı bunlar arasında en iyi bilinenlerdir. HLA DR4 allel pozitifliği, ekstra artiküler bulguların olması genellikle daha ağır seyirli hastalık eşliğinde görülür. Hastalık başlangıç yaşının genç olması, kadın cinsiyet, eklem erozyonlarının erken çıkışı ve erken sakatlık gidişi kötü yönde etkileyen diğer faktörler arasında sayılabilir.

 

Hastalık aktivitesinin sık eklem muayenesi ve laboratuvar bulguları ile takibi ve tedavi yanıtının değerlendirilmesi, hastalığın iyi yönde gidişini sağlamada esas alınmalıdır. Aktif hastalık sırasındaki yangı ve ağrının giderilmesi steroid olmayan veya steroid grubu anti-inflamatuar tedavinin de birlikte kullanılmasını gerektirir. Genelikle 1.25-2.5 mg/gün prednizolon bunun için yeterlidir Aktif hastalığın osteoporoz tedavisini de içermesi gerekmektedir.

 

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz