Safra Taşı Bitkisel Tedavi

Safra kesesi karaciğerin alt yüzeyinde bulunan ve karaciğerin sağ ve sol bölümlerini birbirinden ayıran bir organdır. Safra kesesinin temel fonksiyonu safranın depolanması ve konsantre hale getirilmesidir.

Safranın bileşenleri; su, elektrolitler,561 safra tuzları, proteinler, yağlar ve safra boyalarıdır. Safra bileşenlerinin orantısında bir değişiklik olduğunda çökeltiler oluşarak safra taşını oluşturabilir.

Yaş ve Cinsiyet:

Safra taşları 40 yaşın üstünde, şişman, sarışın ve çok doğum yapmış kadınlarda daha sık olarak görülür. Kan yıkımının arttığı bazı kan hastalıkları da safra taşı oluşumu için risktir. Belirti ve bulgular: Safra taşlan bazen hiçbir belirti vermeyebilirler.

Sık görülen belirtileri; özellikle yağlı ve yumurtalı yiyeceklerden sonra oluşan hazımsızlık, şişkinlik ve bulantı ile karın sağ üst tarafı ve sağ omuzda hissedilen ağndır. Hastalar bazen safra taşına bağlı olarak oluşmuş istenmeyen durumlarla acil koşullarda da başvurabilirler.

Safra taşlarına bağlı olarak gelişebilen istenmeyen etkilerden bazıları; safra kesesi iltihaplanması (kolesistit), safra kesesi içindeki taşın safra yollarına düşmesi (koledokolitiyazis) ve tıkanma sarılığı oluşması, safra yolları iltihaplanması (kolanjit) ve pankreas bezinin iltihaplanmasıdır (pankreatit).

Tanı:

Safra taşlarının tanısında en sık kullanılan yöntem ultrasonografi.İstenmeyen etkilerin geliştiğinden şüphe edildiğinde bilgisayarlı , manyetik görüntüleme ve sintigrafiden de yaralanılabilir. Safra taşları bazen hiçbir şikayeti olmayan hastalarda başka nedenle yapılan ultrasonografi sırasında da saptanabilir.

Tedavi:

Safra taşlarının tedavisi cerrahidir. Şikayeti olmayan hastalar ameliyat uygulanmadan da takip edilebilirler; ancak bu hastalar gelişebilecek istenmeyen etkiler konusunda bilgilendirilmelidir. Yaşlı ve yandaş hastalığı olan hastalar şikayetleri olmasa da genel durumlarının en uygun olduğu dönemde ameliyat edilmelidirler.

Safra taşlarının ameliyatı yöntemle gerçekleştirilebilir. İlk yöntem açık cerrahi; ikinci yöntem de laparoskopik (kapalı) cerrahi yöntemdir. Kapalı cerrahi daha fizyolojiktir; hastanın ağrısı, hastanede kalış ve işine tekrar dönme süreleri daha azdır; ancak kapalı cerrahi daha fazla teknik deneyim gerektirir. Bu nedenle kapalı cerrahinin bu ameliyatın sıklıkla yapıldığı merkezlerde yapılması uygundur. Safra taşı ameliyatlarında safra kesesi tamamen çıkarılır. Safra kesesinin çıkarılması hastalarda kalıcı bir hasara neden olmaz. Ameliyat sonrasında özel diyet gerekli değildir.

Safra taşları gebelik rasında da saptanabilir ve gebelik sırasında da istenmeyen etkiler gelişebilir. Gebelik sırasında da her iki yöntemle safra taşlarının ameliyatı mümkündür. Hastanın genel durumu göz önünde bulundurularak gebelik sırasında en uygun ameliyat zamanı ikinci üç aylık dönemdir.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz