Stres Nedenleri

Günümüzde pek çok insan stres karşı karşıya kalmaktadır. Günlük yaşamımızdaki iyi veya kötü her değişiklik strese yol açabilir. Stres kişinin baş etme yeteneğini aşan ya da zorlayan bir durum algılandığında ortaya çıkan bir tepki olarak tanımlanır.

Eğer stres veren olay, kişinin stresle baş etme kapasitesinin altındaysa kişi kendini aşırı gerilimden uzak tutabilir. Eğer üstünde ise bedende birtakım dengesizlikler görülür. Stresin özellikle sindirim sistemi, sinir sistemi, bağışıklık sistemi, kalp-damar sistemi, endokrin sistem ve cilt üzerinde olumsuz etkileri vardır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar aşırı stresin beyinde de fiziksel değişimlere yol açtığını göstermektedir. Bu değişikliklerin vücudu genellikle olumsuz etkilediği bilinmektedir.

Stresin ilk belirtileri; sıkıntı hissi, kendini bunalmış hissetme, ne yapacağını bilememe, içinde bulunduğu zor durumdan çıkabilmek için çözüm arayışına girme olarak tarif edilebilir. Daha ileri aşamalarda bazı fizyolojik, psikolojik ve davranışsal belirtilere yol açar.

Fizyolojik belirtiler arasında adale ağrıları, mide bozuklukları, hazımsızlık, baş ağrıları, kalp çarpıntıları, ishal, halsizlik, ellerin terlemesi, ağız kuruluğu, yerinde duramama ya da yorgunluk sayılabilir.

Psikolojik belirtiler ise endişelenme, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, sinirlilik ya da kontrolsüzlük duygusu, kendini üzüntülü, kızgın ya da zaman baskısı altında hissetme şeklinde sıralanabilir.

Davranışsal belirtilere örnek olarak da şunlar verilebilir: bir maddeye aşın düşkünlük (alkol, ilaç ya da yemek gibi), uykusuzluk ya da aşırı uyuma, gevşeme ya da sakinleşme açısından güçlükler, telaşla oradan oraya koşuşturmak, sosyal ortamlardan kaçınma, huzursuzluk, kızgınlık ya da sakarlık.

Stres bu belirtilerle birlikte pek çok hastalığa da yol açmaktadır. Kalp ve damarlarda bozukluklar, hipertansiyon, kalp ritmi bozulması, migren ağrıları, ülser ve ülsere neden olan kalın bağırsak iltihabı da stres varlığında oluşabilir. Yine stres ve endişeye bağlı olarak nefes alamama, bronşiyal astım nöbetleri gözlenir.

Süreğen (kronik) stres ayrıca hafif sırt ağrısı yapabilir. Stres deri rahatsızlıklarına da yol açar. Ekzama, akne, kurdeşen ve deride sedef rengi lekelerin oluşması ile beliren süreğen deri hastalığı görülebilir. Stres bağışıklık sistemi aktivitesini düşürdüğü için hastalıklara yakalanma riskini de artırır.

Neler strese yol açar?: Stres çevreden ya da kişinin kendinden kaynaklanabilir. Dış koşullar, yaşam ile ilgili zor durumlar strese yol açarken, bireyin davranış ve tepkileri de benzer stres durumları yaratabilir. Çevreden kaynaklanan stres kaynakları önemli yaşam olaylarını ve günlük sıkıntıları içerir ve bu kapsamda önemli yaşam olayları, üniversiteye başlamak, bir yerden bir yere taşınmak, bir aile bireyinin ölümü ya da hastalığı gibi, büyük bir değişim ya da uyum gerektiren olaylar örnek verilebilir.

Stresin en büyük kaynakları, sıradan, günlük sıkıntılar olduğu da vurgulanmaktadır. Stres yaratıcı olayların sıklığının artmasının, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatma ve hastalıklara karşı direncini azaltma gibi fizyolojik sonuçlara yol açtığı, günümüzde çok iyi bilinmektedir.

Olaylar karşısında “esnek” bir bakış açısına sahip olmak ve var olan problemlerin çözüm yollarını araştırmak stresle baş etme konusunda anahtar yaklaşımdır. Stres tepkisini ateşleyen durumların bazıları değiştirilebilir ve kontrol edilebilirken bazıları kontrol dışında kalıp yalnızca kabullenmeyi gerektirir. Kontrol edilebilir ve değiştirilebilir stres kaynaklarıyla başa çıkmak için tasarlanan stratejiler, probleme odaklanan bir yaklaşım tarzını gerektirir. Bu da problem yaratan durumla mücadele etmek anlamına gelir. Diğer bir deyişle problemi yaratan durumun değiştirilmesine, kontrol edilmesine çalışılır. Değiştirilmesi pek mümkün olmayan durumlar karşısında ise o duruma gösterilen duygular ve tepkiler üzerinde çalışılır. Bu duyguları kontrol etmek ve değiştirmek için uğraşılır.

Bazen yaşanılan stresin bir kısmı stresli bir durumda yanlış başa çıkma mekanizmalarını kullanmaktan kaynaklanır. Örneğin, bazı öğrenciler önemli bir sınavın baskısıyla uğraşırken, sınava hazırlanmak yerine (probleme ve duruma odaklaşmak; bilgi düzeyini artırarak durumu değiştirmek), o sınav durumunun kendilerine yaşattığı başarısızlık korkusu ya da karamsarlık gibi duyguların üzerinde yoğunlaşarak, bunun hiç değişmeyeceğine, her şeyin daha kötüye gideceğine inanmaya ve bu durumu kabullenmeye başlarlar.

Kontrol edilebilir durumlarda stres kaynağının zayıflamasına ya da ortadan kalkmasına yardım edecek, probleme odaklasan yöntemler uygulanmalıdır. Kontrol edilemeyen durumlarda ise yaşanılan stres tepkisini azaltmaya ve duruma daha kolay uyum sağlamaya yardımcı, duygulara odaklasan yöntemler kullanılmalıdır.

Stresli durumlarla mücadelede yararlı olacağı düşünülen bazı yöntemler aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

Kişinin kendisiyle olumlu bir iletişim içinde olmaya çalışması (kendi kendine olumlu geri bildirimler verebilmesi)

Düzenli bir hayat kurulması (özellikle uyku saatlerinin ve sabah kalkma saatlerinin düzenlenmesi)

Planlı yaşamaya çalışılması

Stres yaratan durumlardan uzak durula-bilmesi

Problemlerin çözüm yollarının araştırılması

Sorunların çözümü için gerektiğinde yardım istenmesi

İş ve sosyal yaşantının denge içinde götürülmesi

Yeterli, dengeli ve düzenli beslenmeye özen gösterilmesi

Sigara, alkol ve madde kullanımından uzak durulması

Boş zamanlarda zevk alınan etkinliklerin yapılması

Düzenli fizik egzersiz yapılması

Vücudunuzun verdiği tepkileri gözlemleyin. Bu stresle mücadelede önemli bir adımdır.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz