Yakıcı Madde İçilmesi

Yakıcı Madde İçilmesi Durumunda Ne Yapılmalı?

Günümüzde yakıcı (korozif) maddelerin yanlışlıkla içilmesi önlenebilir nitelikte çeşitli hastalıklara yol açması açısından çok önemlidir. Bu durum özellikle çocukluk çağında sık karşılaşılan sorunlar arasındadır.

Korozif madde; cilt, göz veya vücudun diğer bölümlerine temas ettiğinde geri dönüşümsüz hasarlara neden olan maddedir. Derişik asitlerin yanı sıra, seyreltik baz çözeltiler de korozif özellikte maddelerdir.

Yakıcı maddeler, hem katı hem de sıvı olarak evlerde kullanılan temizlik ürünlerinde bulunmaktadır. Güçlü asit ve bazlar çocukluk çağı yemek borusu yanıklarının en önemli sorumlularıdır. En ağır yaralanmalar sıvı maddelerin yutulmasıyla oluşur. Katı olanlar çok yakıcı oldukları için genellikle yutulmadan tükürülerek çıkartılırlar. Bu nedenle yemek borusunda ağır yanıklara yol açmazlar. Oysa küçük miktardaki yakıcı sıvılar bile ağır yemek borusu yanıklarına sebep olabilirler. Beyazlatıcılar sıcak su gibi ısıya bağlı zedelenme oluştururlar. Deterjanlar nadiren klinik önem taşıyan yanığa yol açarlar. Yakıcı baz alımı sonucunda canlılığını kaybeden dokunun yumuşama ve sulanma göstermesiyle belirgin doku ölümü ve ardından kahverengi, yumuşak, kolayca kanayan kabuk oluşumu gözlenir. Asitler ise öncelikle doku yüzeyinde sert kabuk oluşumu gerçekleştirdiğinden kendi etkilerini sınırlandırıcı özellik gösterir. Yakıcı madde yutulmasının ardından oluşabilecek zedelenmenin niteliği, derinliği ve yaygın olup olmaması, maddenin kimyasal özelliğine (asit ya da baz), sıvı veya katı olmasına, yoğunluğuna, yutulan miktara ve yemek borusundan geçiş süresine bağlıdır. Bu maddelerin yutulması ender olarak, solunum yolunun zedelenmesi, göğüs boşluğunun orta bölümünde iltihaplanma, karın zarının iltihabı gibi sorunlar yaratır. Yaralanmada en çok karşılaşılan sorun, yemek borusunun daralmasıdır.

Kusma, yutma güçlüğü, ağızdan salya gelmesi, ağız içinde, yutağın ağza yakın bölümünde ağrı, yaygın karın ağrısı yakınmaları, ağızda özgün koku, ağız ve yutakta yanıkların saptanması; kuşkulan güçlendirse de, yakıcı madde alımının kesin göstergesi değildir.

Çocukluk çağında yakıcı madde yutulmasına genellikle kimse tanık olmadığı için bu maddelerin alınıp alınmadığı kuşkuludur. Bu yüzden fiziksel incelemeyle anlaşılmaya çalışılır. Yakıcı madde alımıyla karşı karşıya kalmış çocukların en sık aldığı maddelerin yağ çözücü, tuz ruhu, lavabo açıcı, kireç çözücü, bulaşık makinesi parlatıcısı, siğil ilacı, çamaşır sodası, çamaşır deterjanı ve pas çözücüler olduğu bilinmektedir.

Türkiye’de yağ çözücülerin üretimlerinin ve ev temizliğinde kullanımlarının yaygınlaşması, yanlışlıkla içilmesini de yaygınlaştırmıştır. Ülkemizde bu denli önemli olan bu soran dünya için önemini yitirme yolundadır. Türkiye’de temizlik maddelerinin açıkta satılmasının yaygınlaşması yakıcı madde alım riskini artırmaktadır. Örneğin; açıkta satışların yapıldığı bu dükkanlara herhangi bir kap ile gidilmekte, alınan sıvı haldeki temizlik maddesi bu kaba konularak eve getirilmektedir. Eğer gazoz ya da kola şişesi gibi bir içecek kabı kullanıldı ise, çocuğun yanlışlıkla içmesine zemin hazırlanmış olunmaktadır.

Yakıcı madde yutulduğunda hastanın kesinlikle kusturulmamasına özen gösterilmelidir. Çünkü, kusulan madde yemek borusunun ve gırtlağın yeniden zedelenmesine yol açabilir. Ayrıca kusma bu maddelerin solunum yolları ve akciğerlere kaçmasına ve orada da hasar oluşturmasına yol açabilir. Ek olarak çocuğa (ya da kişiye) asla hiçbir şey yedirilmemeli ve içirilmemelidir. Yakıcı madde yuttuğu bilinen ya da kuşkulanılan bütün hastaların tedavisi gecikmeksizin hastanede yapılmalıdır. Bu konuda yapılacak en önemli basamak ailelerin ve çocukların bu konuda bilinçlenmelerinin sağlanmasıdır. Ailelerin yakıcı madde içiminin ciddi sonuçlan hakkında bilgilendirilmesi, çocukların yakıcı maddelere ulaşamaması için gerekli önlemlerin önemi konusunda bilgilendirilmek çok önemlidir. Alınacak başka bir önlem ise daha çok bu maddelerin üretim aşamasıyla ilgilidir.

Temizlik maddelerinin, asit ve baz içeriklerinin mümkün olan en düşük düzeyle sınırlandırılması olası bir kaza sonucu yemek borusuna olan zedeleyici etkilerini azaltma açısından yararlı olabilir. Çocukluk çağında yakıcı maddelerin yanlışlıkla içilmesini önlemede diğer bir adım olarak açıkta temizlik maddesi satışı denetim altına alınmalıdır. Özel ambalajların özellikle dört yaşında veya daha küçük çocuklar tarafından kolaylıkla açılamayacak şekilde üretilmesinin zorunlu hale getirilmesi, sorunu önlemede yararlı olacaktır. Çamaşır suyu, kezzap, çamaşır ve bulaşık makinesi deterjanı, lavabo aç ve benzerleri gibi gündelik yaşamda çok sık kullanılan asit veya alkali maddeler yanında benzin, gaz yağı gibi sıvı yakıtlar çocukların ulaşamayacağı, güvenli yerlerde ve çocuklar tarafından açılması zor kaplarda saklanmalıdır.

Yakıcı madde içen veya içtiğinden şüphe edilen çocuk, içilen madde örneği ile birlikte hiç zaman kaybetmeden tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna (tercihen üniversitelerin acil çocuk servislerine) götürülmelidir.


Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz