Baş Ağrısı Nedir?

Baş Ağrısı Nedir?

Baş Ağrısı (Erişkinde):

Baş ağrısı en sık rastla­nan yakınmalardan biridir. Baş ağrıları gün­lük aktivite kayıplarına neden olmakla bir­likte büyük çoğunluğu hayatı tehdit edici hastalıklardan kaynaklanmaz. Yaşamsal tehlike oluşturmayan primer (birincil) baş ağrıları de­nilen ağrı grubunda belli başlı üç sendrom (hastalık)  vardır: migren tipi baş ağrıları, gerilim tipi baş ağrıları ve küme tipi baş ağrıları. Sekonder (ikincil) baş ağrıları ise kafa içi patolojilerinden kaynaklanan, bu patolojilere ikincil gelişen ağrılardır.

Yaş: Her yaşta olabilir.

Cinsiyet: Baş ağrısı tipine bağlı olarak fark­lılık gösterir.

Neden olan faktörler: Baş ağrıları nadiren ciddi nedenlerden kaynaklanırlar. Baş ağrılarının çoğunluğu (gerilim tipi, migren, kü­me baş ağrısı) bilinen herhangi bir bozuk­luktan kaynaklanmazlar. En sık görülen ge­rilim tipi baş ağrılarıdır.

Baş ağrılarının nadir ciddi nedenleri; göz, burun, boğaz, diş, çene, kulak ve boyundan kay­naklanan hastalıkların yansıması ile oluşan­lardır. Baş ağrılarının  nadir ciddi nedenleri kafa yaralanmaları, serebral anevrizma (da­marlarda balonlaşma), beyin enfeksiyonu

(apse, menenjit-beyin zarı iltahabı, ensefalit-beyin iltahabı) ve kan damarlarının (arteriovenöz) şekil bozukluklarıdır. Tüberkü­loz gibi enfeksiyonlar beyini etkileyebilir ve baş ağrısına neden olabilirler. Kafaiçi ba­sıncını arttıran durumlar baş ağrısına neden olabilirler. Örnek olarak, kanama, kan top­lanması (hematom) ve psödotümör serebri (nedeni bilinemeyen kafaiçi basınç artışı) durumları verilebilir. Baş ağrısına neden olan ciddi durumlardan biri de çok yüksek kan basıncına (hiper tansiyon) bağlı oluşan başın tepesinde damar atıyor şeklinde hissedilen baş ağrılarıdır. Akciğer hastalıkları (amfizem gibi) ve uyku apne sendromları baş ağrısına neden olabilir. Büyük arterlerin enflamasyonu (temporal arterit gibi) boyun ve başta ağrılara neden olabilir.

Temporal ar­terit; özellikle yaşlı hastalarda görülür. Cid­di üst solunum yolu enfeksiyonları ve yük­sek ateş baş ağrısı yapabilir. Baş ağrıları sık­lıkla kafein alınmamasına, uzun süreli ağrı kesici kullanımında ağrı kesicilerin kesil­mesine bağlı olarak ve damar duvarını ge­nişleten (nitrogliserin gibi) ilaçların kulla­nımına bağlı olarak gelişebilir.

Belirti ve bulgular:

Baş ağrısı, altta yatan hastalık nedenine bağlı olarak beraberinde tek taraflı görme kaybı, vü­cudun tek tarafında kuvvetsizlik, ışık ve sesten rahatsız olma, göz yaşarması, burun akıntısı, geniz akıntısı, boyun ağrısı, denge­sizlik, kısa süreli bilinç kaybı, epileptik nö­bet ile birlikte gelişebilir.

Tanı:

Sıklıkla doktorlar baş ağrısı tipini ya da nedenini hastanın özgeçmişi, baş ağrısının özellikleri ve fizik muayene ile belirle­yebilirler. Baş ağrısının özellikleri, sıklığı, süresi, yerleşimi, şiddeti ve ilişkili belirtile­ri içerir.

Aşağıdaki özellikler baş ağrısına neden olan ciddi bir hastalığı düşündürür ve acil   değerlendirme gerekir:

  1. Baş ağrısı olmayan ya da az olan kişide artmış baş ağrısı sıklığı,
  2. Hafif ağrıların şiddetli hale gelmesi,
  3. Hastayı uykudan uyandıran baş ağrıları,
  4. Baş ağrısının tipinin değişmesi,
  5. Ateş, boyun sertliği, kuvvet ya da his kay­bı, denge bozukluğu, bayılma ile birlikte baş ağrısı olması durumunda,
  6. Eğer altta yatan ciddi bir nedenden şüpheleniliyorsa, tanısal işlemler yapılmalı­dır.   Menenjit düşünülüyorsa lomber ponksiyon (beyin omurilik sıvısından ör­nek alınması) hemen yapılmalıdır. Kan tetkiklerinden sedimentasyon oranı tem-poral arterit ve diğer inflamasyonların ta­nısını koymak için önemlidir.
  7. Eğer tümör, inme, kanama ya da diğer yapısal beyin bozukluklarından biri dü­şünülüyorsa bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans görüntüleme (MRG) yapılmalıdır.

Tedavi:

Baş ağrısı  tipine  yönelik  olarak planlanmalıdır.

Seyir:

Baş ağrısının tümör ya da anevrizma gibi kafaiçi nedenlerden kaynaklanmadığı durumlarda seyri iyidir.

Baş Ağrısı (Çocukta):

Çocuklarda baş ağrısı oluş biçimi ve nedenleri açısın­dan erişkine benzer. Ancak nedenlerin ön­celik sırası ve ağrının tanımlanması farklı­dır, sıradan önemsiz bir nedenden kaynak­lanabileceği gibi yaşamı tehdit eden bir ne­dene de bağlı olabilir. Çocukların yaşı kü­çüldükçe baş ağrısının önemli bir nedene bağlı olma olasılığı artar. Küçük çocuklar ağrıyı tam olarak ifade edemeyebilirler. Oyuna isteksizlik, huzursuzluk, iştahsızlık, ağlama, kıvranma ve tepinme baş ağrısının işaretleri olabilir. Kulak, göz, diş ve sinüs ağrıları baş ağrısı olarak nitelendirilebilir ve­ya gerçekten baş ağrısına neden olabilir.

Belirti ve bulgular:

Ani başlayan baş ağrısı çocuklarda daha sıktır. Nedenlerin öncelik sırası ve baş ağrısı tiplerinin görülme sıklığı değişkenlik gösterir.

Bebeklik döneminde gelişimsel kusurlar, kanamalar ve menenjitapse gibi enfeksiyon hastalıkları nedeni ile kafa içi basınç artması ilk sıraları alırken oyun çocukluğu döneminde kafa travmala­rı ve kafa içi kanamalar ön plandadır. Okul çocuklarında sinüzit, kulak iltihabı gibi en­feksiyonlar ve travmalar daha sık nedenler­dir. Ergenlerde gerilim, psikojenik, migren gibi süreğen baş ağrıları daha sıktır. Hiper­tansiyon ve kafa içinde yer tutan (tümör­ler, kistler) oluşumlar her yaşta olduğu gibi çocuklarda da önemli baş ağrısı nedenleri­dir.

Ağrı özellikleri iyi tanımlanamadığından süreğen baş ağrılarını tanımak ve tiplendirmek güçtür. İleri yaşta tanı alan hastaların birçoğunda migren ve gerilim hatta küme tipinde ağrıların çocukluk çağında başladı­ğı anlaşılır. Migrenin tipik atakları oldukça seyrektir. Tüm özellikleri görülmediğinden tanı koymak zaman alır. Erişkinlere göre ağrı süresi daha kısa, ataklar daha seyrektir. Göz kapağı düşmesi, yarım felç ve ani bi­linç değişikliğine neden olan migren tiple­ri daha sık görülür. Aralıklı tekrarlayan kus­ma, baş dönmesi ve ateş gibi migren ilişki­li durumlar ve Âlice harikalar ülkesinde sendromu adı verilen cisim, kişi ve eşyalarda şekil değiş­tirme, yerel küçülme-büyüme gibi durum­lar görülebilir.

Tanı:

Baş ağrısı erişkinde %91–96, çocuklar­da yaşla artmak üzere %4–50 gibi yüksek oranda dile getirilen bir yakınma olduğu için her hastada ayrıntılı inceleme gerekli değildir. Ancak altı aydan kısa süredir baş ağrısı olan altı yaşın altındaki her çocukta kafa içini görüntülemek (tomografi, man­yetik rezonans) gereklidir. Daha uzun öy­küleri olan ve yedi yaşından büyük çocuk­ların izlenmesi ve bu çocuklarda baş ağrısı sıklık, süre ve şiddetinin artması, ağrı gide­ricilerle ağrının geçmemesi, davranış ve kişilik değişikliği gözlenmesi, zihinsel-hareketsel gelişmede duraklama, büyümede ge­cikme, baş çevresinde büyüme ve başka belirtilerin eklenmesi durumlarında ayrıntı­lı inceleme gereklidir.

Yeni gelişen şiddetli baş ağrıları, giderek ar­tan baş ağrıları, bir başka nedenle açıklana­mayan ateş, bulantı, kusma, nörolojik ku­sur, bilinç değişikliği gibi belirti ve bulguların eşlik ettiği baş ağrıları olan her hasta acil polikliniğe başvurmalıdır. Görüntülemeler­le tanıya ulaşılamadığında biyokimyasal in­celemeler yapılır.

Tedavi:

Neden belirlenmeden ağrı kesici verilmemelidir. Yaşamı tehdit eden neden­lerden biri saptanmamışsa verilebilir. Dok­tor önerisi ile salisilatlar, adepironlar, para-ibuprofen kullanılabilir. Doktor migrende önleyici olarak antihistaminikler, kalsiyum kanal blokörleri (Sibelium), beta blokörler; propronalol, naproksen, triptanlar ve antikonvülzanlar (karbamazepin, valproatlar ve topiramat) önerebilir.