Enteropatik Artrit Nedir?

Enteropatik Artrit Nedir?

Enteropatik artrit, Crohn hastalığı ve Ülseratif kolit gibi iltihabi bağır­sak hastalıklarının (İBH) seyri sırasında or­taya çıkan bir iltihabi eklem hastalığıdır. Enteropatik artrit, Crohn hastalığı veya ül­seratif koliti olan hastaların %2-20’sinde gö­rülür. Her iki hastalıkta da artrit (eklem ilti­habı), en sık görülen bağırsak dışı yakınma­dır. Hastalık diz, ayak bileği gibi çevresel eklemleri etkiler. Çevresel eklem tutulu­mu; kalın bağırsak tutulumu ilişkili olup, bağırsak tutulumunun yaygınlığı ile paralel­lik gösterir. Leğen kemiğinde yer alan sakroiliak eklem tutulumu ve ankilozan spondilit tablosu da iltihabi bağırsak hastalıkları ile ilişkili olup; ülseratif kolitli hastaların %1-25’inde, Chron hastalarının %2-7’sinde görülür. Hastalık seyrinde sadece bağırsak ve eklemler değil aynı zamanda göz ve cilt tutulumu da görülebilir.

Yaş: Hastalık en sık 15-35 yaşlar arasında görülür.

Cinsiyet: Omurga ve sakroiliak eklem tutu­lumu erkeklerde 3 kat fazla görülür ve ba­ğırsak hastalığının şiddetinden bağımsız bir seyir izler. Çevresel eklem tutulumu ise her iki cinsiyette eşit sıklıkta görülür ve ba­ğırsak hastalığının şiddeti ile ilişkilidir.

Risk faktörleri: Hem Chron hastalığı hem de ülseratif kolitte ailesel birikim bildiril­miştir. Bu iki hastalığın oluşumuna eğilim yaratan bazı genetik faktörler vardır. İltiha­bi bağırsak hastalıklarının seyrinde özellik­le omurga ve sakroiliak eklem tutulumu­nun gelişmesi HLA B27 doku tipi ile ilişkili iken, çevresel eklem tutulumu için böyle bir ilişki yoktur. Çevresel eklemler daha önce de belirtildiği gibi bağırsak hastalığı­nın şiddeti ile orantılı olarak tutulmaktadır.

Hastalığın oluşum mekanizması: Hastalı­ğı başlatan tetikleyici bilinmemektedir. Ba­ğırsaktaki yangı ve yangıya bağlı geçirgen­lik artışı, bozulmuş bağışıklık mekanizma­ları ve genetik yatkınlığın bir arada etkili ol­duğu düşünülmektedir.

Belirti ve bulgular:

Klinik olarak İBH ile ilişkili artrit (eklemde ağrı, şişlik, ısı artışı ve bazen de kızarıklık ile karakterli tablo), simetri göstermez ve 5’ten az sayıda eklem tutulumu ile seyreder. Tek eklem tutulumu da görülebilir. Kadın ve erkeklerde eşit sık­lıkta görülür. Bacakların büyük ve küçük eklemleri etkilenir. Örneğin; diz, ayak bi­lek ve parmak kök eklemleri sık tutulur, eklemlerde ağrı, şişlik, ısı artışı gelişir. Ek­lem yakınmaları genellikle ataklar halinde seyretse de kronikleşebilir. Özel­likle ülseratif kolitte, bağırsak belirtilerinin alevlenmesine, genellikle çevresel eklem şikayetleri de eşlik eder ve etkilenen kolon bölgesinin cerrahi olarak çıkarılması, çev­resel eklem yakınmalarını da ortadan kaldı­rır. Omuz ve kalça tutulumu daha az görü­lür, sakroiliak eklem ve omurga tutulumu ile birlikte olma eğilimi gösterir. Sakroiliak eklem ve omurga tutulumu; istirahatle geç­meyen, egzersizle azalan bel ağrısına, sa­bah tutukluğuna ve yer değiştiren kalça ağ­rısına yol açar. Göğüs kafesinde batıcı ağrı­lar da görülebilir. Topuk ve ayak tabanla­rında entesitise (tendon ve bağların kemi­ğe yapışma yerinde yangı) bağlı yürüme güçlüğü gelişebilir.

Bu kas-iskelet sistemi yakınmaları yanı sıra kanlı ve mukuslu ishal, karın ağrısı, ağızda aftöz ülserler, ciltte özellikle sık görülen eritema nodozum denilen ağrılı, kırmızı pa­ra büyüklüğünde şişlikler oluşabilir. Pyoderma gangrenozum denilen derin yaralar oluşabilir. Cilt bulguları hastaların %10-25’inde oluşur.

İBH olan hastaların %3-11’inde; ön üveit (gözün ön kamarasının yangısı, anterior üveit) görülebilir. Gözde ağrı, ışığa hassasiyet, bulanık görme gibi belirtilere yol açar.

Tanı:

Dikkatli bir hikaye ve fizik muayene ile değerlendirme tanı için en önemli un­surdur. Klinik bulgular eşliğinde röntgen filmleri tanıya yardımcı olur.

Tedavi:

Eklem ağrısı ve tutukluk ağrı kesici ilaçlarla azaltılabilir. Ancak ağrı kesici ilaç­lar hastalığın ilerlemesine engel olamazlar, hatta bazı hastalarda bağırsak hastalığını şiddetlendirebilirler. Bu nedenle hastanın kliniğine göre; hastalığı kontrol etmeye yö­nelik bazı ajanlar uygulanır. Yakın zamanda biyolojik ajanların da; hem bağırsak hem de eklem hastalığı üzerinde etkili olduğu ortaya konmuştur.

Seyir:

Hastalığın seyri kişiden kişiye değiş­mektedir. Bazı hastalarda ekleme zarar ver­meyen ancak tekrarlayan artrit atakları ile seyrederken; bazı hastalarda eklemlerde ciddi hasara yol açan bir şekilde seyreder. İkinci gruptaki hastalar eğer erken tedavi edilmezlerse, eklem hasarı hayat kalitesin­de belirgin kısıtlanmalara ve sakatlığa yol açar.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz