Yeme Bozuklukları

Yemek Yeme Bozuklukları:

Ergenlik dönemde Anoreksiya Nervosa (Nervoza), Bulimya Nervosa (Anoreksiya Bulimia) ve nonspesifik yeme bozuklukları sık görülür.

 1- Anoreksiya Nervosa (Nervoza):

Kişinin şişmanlamamak amacıyla bilinçli olarak aç kalması ve böylece giderek artan kilokaybı ile seyreden bir yeme bozukluğudur. Toplumlarda %1-5 sıklığında görülür. İdeal vücut ağırlığının %85’inin altında olması, şişmanlama korkusu, vücut algısının bozulması, adet görmenin kesilmesi tanı kriterleri arasındadır.

Anoreksiya nervosa’da hastanın iştahı yerindedir. Şişmanlama korkusu, yemesine engel olur. Hastalar çok kilo kaybetmelerine karşın, bunun sağlıklarına zarar vermesine duyarsızdırlar. Kilo almak en büyük korkularıdır, ölüm tehlikesi olsa bile bunu sürdürürler. Genelde okulda çok başarılı, mükemmelliyetçi ve kurallara son derece saygılı gençlerde görülür. Anoreksiya nervosa tanısı alan hastalar zayıflamak için ya aşırı kısıtlama ile kilo vermeye çalışırlar ya da aşırı egzersiz veya idrar söktürücüler, müshil ilaçlan, kusma gibi ek yöntemler ile bunu başarmaya çalışırlar. Hastalık %5-8 sıklığında ölümle sonlanır.

Yaş:

Genellikle erken ergenlik döneminde başlar. Gençlerde 14 veya 18 yaşlarında anoreksiya nervosa görülmesi fazlalaşır en fazla 17 yaşında görülür.

Cinsiyet: Daha çok kızlarda görülür

Risk Faktörleri:

Ailede yeme bozukluğu öyküsü olması, ailenin aşın kontrol edici davranması, beden imgesi bozukluğu ve mükemmeliyetçi kişilik özellikleri anoreksiya nervozaya yatkınlığı artırır.

Belirti ve Bulgular:

Anoreksiya nervoza kilo verme isteği ile bitmek bilmeyen zayıflama rejimleri uygulanması, kısa sürede çok kilo kaybedilmesi ama buna karşın kişinin hala kendini şişman olarak algılamasıyla karakterize bir rahatsızlıktır. Okul başarılan bu durumdan son safhalara kadar etkilenmeyebilir. Çok kilo kaybetmelerine karşın kendilerini yorgun hissetmezler ve kilo almamak için de hareketliliklerini sürdürmeye çalışırlar. Aşırı egzersiz yapma görülebilir. Bazı hastalarda bunların yanı sıra zaman zaman normal ya da aşın yemek yeme nöbetleri ve bunu takiben zorlamalı kusmalar olur. Dengesiz beslenme bozukluğu giderek vücutta doku yıkımına, kas erimelerine, elektrolit dengesizliklerine ve metabolik bozukluklara yol açar, tüm organ sistemlerine ait problemler görülebilir. Büyüme durur, adetler genellikle kesilir, kalp ve böbrekle ilgili problemler ortaya çıkabilir. İlerlemiş evrelerde beyin de etkilendiğinden beynin dış tabakasında da erimeler ve depresyon ortaya çıkabilmektedir.

Tanı:

Tanı konabilmesi için yaşa göre beklenen vücut ağırlığının %15’inden fazlasını kaybetmiş olma ve varolan kilonun üstüne çıkmamak için çaba sarf etme, kilosu olması gerekenin altında bulunmasına karşın kilo almaktan korkma, çarpık beden algısı olması ve adet gören genç kızlarda adetlerin kesilmesi önde gelen ölçütlerdir.

Tedavi:

Anoreksiya nervozayı düzeltebilecek belli bir ilaç tedavisi yoktur. İştah artırıcı ilaçların yararı olmaz. Ancak tabloya depresyon eklendiğinde antidepresan ilaçlar ve beden algısı bozukluğunu düzeltmede yardımcı olarak antipsikotikler kullanılabilir. Anoreksiya nervozada en etkin tedavi psikodinamik yönelimli psikoterapidir. Erişkin hastalarda bilişsel davranışçı tedavilere de iyi yanıt alınmaktadır. Beklenen vücut ağırlığının %25’sinden fazlasının kaybolduğu durumlarda yaşam tehlikesi oluşabileceğinden hastaların yatırılarak tedavisi gerekir.

Seyir:

Anoreksiya nervoza ergenlik döneminde erken safhada psikodinamik psikoterapi ile ele alındığında tamamen tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Ancak bazı vakalar tedaviye çok dirençlidir ve ağır kilo kaybı olan olgularda %5’e varan sıklıkta ölüm görülebilmektedir. Bazı olgularda da daha sonraki yıllarda ve erişkin yaşamda hastalık yeniden alevlenebilmekte ve zaman zaman yineleyerek sürmektedir.

2- Bulimya Nervosa (Anoreksiya Bulimia):

Son üç ayda en az hafta da iki kez uygunsuz bir zamanda ve miktarda yeme atağı görülmesidir. Hastalık kızlarda 20 kez daha fazla görünür. Toplumda görülmesi %1-3 arasıdır. Bulimya nervosa tanısı alan hastalar yeme ataklan sırasında bir buzdolabındaki herşeyi bitirebilirler. Hastalarda adet bozukları çok sık görülür. Anoreksiya nervosalı hastalann %50’sinde bulimik atak, bulimyalı hastaların ise %30’unda anoreksiya nervosa atağı görülür.

Tanı:

Hem anoreksiya nervosa da hem de bulimya nervosa da yukardaki tanı kriterleri tam oluşmamasına rağmen yeme bozukları varsa bu grup non spesifik yeme bozukları tanısını alır. Örneğin şişman birinde anoreksiya nervosa görülmesi veya bulimya nervosalı da ise bir ay içinde sadece yeme ataklarının görülmesi gibi. Yeme bozuklarının temelinde psikiyatrik bozukluklar vardır.

Belirti ve Bulgular:

Bu hasta grubunda tıbbi olarak birçok yakınmalar (vital bulguların bozulması tansiyonun düşmesi, vücut sıcaklığının azalması, kalp tepe atımının azalması gibi, karaciğer enzimlerinin yükselmesi, kolesterolün ve karotenin yükselmesi, tiroid fonksiyonların bozulması, hızlı osteoporozun gelişmesi, beynin atrofıye uğraması, entellektüel seviyenin azalması, vücut da lokalize şişliklerin olması, meme dokusunu atrofıye uğraması (küçülmesi) ve ellerde akrosiyanozun olması) vardır. Bulimyaya özel olarak parmaklarda kusmaya bağlı nasırlaşmanın, yanaklarda ise şişmenin olması dişlerde ise çürükler ise yukardaki bulgulara ilave olarak görülür.

Tanı:

Yeme bozukluğu şüphesini düşündürebilecek bulgular; vücut ağırlığındaki değişiklikler, kilo kaybı, kusma, yorgunluk, baş ağrısı, baygınlık, belirsiz abdominal ağrı, düzensiz adet görmedir.

Tedavi:

Yakın bir psikiyatrik takip ve tıbbi bozukluklar için bilinçli takip en önemli yaklaşımdır.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz