Ses Tellerinin Fonksiyon Bozuklukları

Fonksiyonel ses bozuklukları, gırtlak ve ses telleri tamamen normal olmalarına rağmen, yanlış ve kötü kullanımlarına bağlı olarak ortaya çıkan ses bozukluklarıdır. Gergin ve boyun kaslarını kasarak konuşma bunlara bir örnektir. Fonksiyonel bozukluk, uzun süre devam ederse, yukarıda bahsi geçen organik lezyonlara sebep olabilir. Fonksiyonel ses bozukluklarına bir diğer örnek, yalancı ses tellerinin kullanılmasıdır.
Fonksiyonel ses bozuklukları, sesini profesyonel olarak kullanan kişilerde çok sık görülür ve bu kişilerin ruhsal durumlarını ve meslek hayatlarını olumsuz yönde etkileyen bir sorundur. Kişi, ses kalitesinin bozulduğundan, sesini kullanınca çabuk yorulmaktan ve boynunda ağrıdan yakınır.
Tanı: Kulak burun boğaz muayenesi, fiberoptik endoskopi veya stroboskopi ile konur. KBB muayenesinde, boyun kaslarında gerginlik, dudakların ve dilin daha geride oluşu, gırtlağın normalden daha yüksek yerleştiği saptanır. Stroboskopi tamamen normaldir.
Fiberoptik endoskopide, hastanın yalancı ses tellerini kullanışı, gırtlakta ön-arka ve yanlardan daralma gözlenebilir.
Tedavi: Ses terapisidir. Ses terapisinde, hastanın yanlış ses kullanımı ortadan kaldırılır, doğru teknik öğretilir.
Ses hijyeni: Ses organı, akciğerler, soluk borusu, gırtlak, boğaz, burun, ağız, dil, dudak ve dişlerden ibarettir. Ses organı, ortamdaki her türlü değişiklikten kolayca etkilenecek kadar hassastır. Bu nedenle, sesini profesyonel olarak kullanan kişiler, ses organına çok dikkat etmelidir.
Ses organını korumaya yönelik tüm davranışlara ses hijyeni adlandırılmaktadır. Bunu sağlamak için de aşağıdaki önerilere uyulması önemlidir:

• Yeterli süre uyuyun, uykusuzluk ve aşırı stresten uzak durmaya çalışın.
• Sık ve şiddetli boğaz temizlemeden, sık ve şiddetli öksürükten kaçının.
• Sesinizi dayanma sınırının ötesinde zorlamayın. Aşırı şiddette konuşmayın, bağırmayın, çığlık atmayın. Sesinizi uzağa göndereceğiniz yerde, oraya gidin ve öyle konuşun.
• Kuru, tozlu, dumanlı ve gürültülü yerlerde konuşmayın, şarkı söylemeyin.
• Havası kuru ve klimalı yerlerde konuşmayın, şarkı söylemeyin. Havayı mümkün olduğunca nemlendirin. Performans öncesi buhar makinasından soğuk buhar solumak oldukça yararlıdır.
• Kalabalık yerlerde mikrofonsuz konuşmayın, şarkı söylemeyin.
• Konuşma yaptığınız veya şarkı söylediğiniz yerde, kendi sesinizi duymanızı sağlayacak hoparlör (feedback) mutlaka bulunmalıdır.
• Bol su için.
• Sigarayı bırakın.
• Performans öncesi ve yatmadan önce alkol almayın.
• Performans öncesi son 24 saatte esrar, kokain gibi bağımlılık yapıcı maddeler kullanmayın.
• Reflüye karşı, boş mide ile yatın; yatağınızın baş kısmını yükseltin.
• Aşırı yağlı yiyeceklerden kaçının.
• Aşırı miktarda C vitamini almayın.
• Zorunlu olmadıkça, aspirin ve diğer kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlan kullanmayın.
• Zorunlu olmadıkça, ruhsal durumunuz üzerine etkili ilaçları (psikotropik ilaçlar) kullanmayın; bu ilaçlar sesinizin kontrolünü etkiler ve kumluk yapabilirler.
• Zorunlu olmadıkça, idrar söktürücü ilaçları kullanmayın; bu ilaçlar, ses tellerinde kurumaya yol açabilirler; ayrıca, uykuda tuvalet ihtiyaca doğurup uykunuzu bölebilirler.
• Alerji, sinüzit, farenjit, otit, burun tıkanıklığı ve akciğer hastalığınız varsa mutlaka tedavi ettirin. Vücudunuzdaki her türlü hastalık ve sorun sesinizi olumsuz yönde etkileyecektir; bu yüzden tüm sağlık sorunlarınızı çözüme kavuşturun.
• Performans öncesi son 24 saatte süt ve süt ürünleri, dondurma, çikolata, kahve, baharat, fındık ve diğer kuru yemişleri tüketmeyiniz.
• Her gün yeterli uyumaya özen gösterin.
• Performans öncesi ısınma egzersizleri, performans sonrası soğuma egzersizleri mutlaka yapın.
• Sesiniz kısıldığında sesinizi dinlendirin.
• Nezle, grip olduğunuzda içinde antihistaminik ve sistemik dekonjestan bulunan ilaçları kullanmayın.
• Performans öncesi ısınma egzersizleri, performans sonrası soğuma egzersizleri mutlaka yapın.
• Hızlı kilo vermekten kaçının, kilo vermeyi uzun zamana yayın.
• Performans öncesi yemek yemeyin, reflüye sebep olabilirsiniz.
• İşitme kaybı varsa, mutlaka tedavi ettirin.
• Hormon etkisi olan ilaçlan kullanmadan önce mutlaka bir KBB hekimine danışın. Bazı hormonlar sesinizde kalıcı kalınlaşmaya yol açabilir.
• Doğum kontrol haplan, sesinizin dinamik aralığını daraltır.

Ses Kısıklığı; Ses kısıklığı farklı nedenlere bağlı olabilmektedir. Ses kısıklığının sık görüldüğü belirli bir yaş grubu yoktur. Yeni doğan bir bebekte veya ileri yaşlardaki kişilerde farklı nedenlere bağlı olarak görülebilmektedir. Ses kısıklığı bir hastalık değil, mevcut bir hastalığın göstergesi olduğundan ihmal edilmemeli ve mutlaka zaman geçirmeden bir hekime başvurulmalıdır.

Çocuklarda Ses Kısıklığı Nedenleri;

• Ses tellerini çalıştıran sinirlerin fonksiyonel veya organik bozuklukları,
• Gırtlağın çeşitli seviyelerinde perdeler veya darlıklar,
• Gırtlağın farklı bölgelerinin enfeksiyon-lan,
• Yabancı cisimlerdir.

Çocuklarda görülebilen bu nedenlere bağlı ses kısıklıklarına çoğunlukla solunum zorluğu da eşlik etmektedir. Yeni doğanlarda ses tellerinin sinirleri doğum travmalarına bağlı olarak kalıcı veya geçici olarak hasar görebilmekte ve ses kısıklığı ile sonuçlana-bilmektedir. Doğuştan perde ve darlıklar solunum sıkıntısı ile birlikte ses kısıklığı yapabilmekte ve cerrahi girişimler söz konusu olabilmektedir. Çocukta kısa sürede gelişen ses kısıklığı ile birlikte ateş çoğunlukla enfeksiyonu düşündürmeli ve gerekli ilaç tedavisi için bir uzmana başvurulmalıdır.

Erişkinlerde Ses Kısıklığı Nedenleri;

• Sigara içilmesi,
• Ses tellerinde nodul,
• Ses tellerinde polip,
• Sesin yanlış kullanımına bağlı ses tellerinde ödem,
• Ses tellerini kontrol eden sinirlerin fonksiyonel veya organik bozukluklan,
• Ses tellerinin enfeksiyonu,
• Gırtlak kanserleridir.

Sigara içilmesi ses tellerinde ödeme neden olup, gırtlak kanseri riskini artırmanın dışında başlı başına ses kısıklığı nedenidir. Bunun dışında sesi kötü kullanma ses tellerinin titreşiminde düzensizlik yapıp polip veya nodül oluşumuna neden olmakta ve ses kısıklığı yaratabilmektedir. Bu durumlar sigaranın bırakılması ve ses eğitimi ile çoğunlukla gerileyebilmekte, gerilemeyen durumlarda ise cerrahi alternatifler söz konusu olmaktadır.
Ses tellerini çalıştıran sinirlerde, nedeni bilinmeyen durumlara, geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonlarına, akciğer kitlelerine, kafatasının tabanında olan hastalıklara, geçirilmiş guatr ameliyatlarına bağlı bozukluk olabilmekte ve ses kısıklığı ile kendini gösterebilmektedir. Bu durumlarda nedene bağlı olarak ses terapileri ve çeşitli cerrahi işlemlerle en uygun ses kalitesi sağlanabilmektedir. Geçirilen bir üst solunum yolu enfeksiyonu sırasında kısa sürede ses kısıklığı gelişmesi ile birlikte halsizlikateşı ses tellerinde enfeksiyonu düşündürmeli ve ses istirahati, buhar tedavisi ve gerekli ilaç tedavisi için bir uzmana başvurulmalıdır.
Erişkinlerde görülen ses kısıklığı gırtlak kanserinin bir göstergesi olabileceğinden zaman kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır. Özellikle uzun süre sigara ve alkol kullanan ve yaşı ileri olan kişilerde ses kısıklığı yüksek oranda gırtlak kanserinin bir göstergesi olabileceğinden kesinlikle beklenmemeli ve alanında uzman bir hekime gidilmelidir. Ses kısıklığının bir hastalık olmadığı ve önemli bir hastalığın bir göstergesi olabileceği unutulmamalı ve zaman kaybetmeden bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalıdır.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz